Sitemizde şu anda n@log analyzer v5.0.4 kişi bulunuyor...
google
web yenibursa

Ana Sayfa
Kent Haberleri
İlçelerden Haberler
Türkiye ve Dünya
Magazin
Spor
Ekonomi
Eğitim
Kültür Sanat
Teknoloji ve Bilim
Tıp Dünyası
İlginç Haber
Politika Kulisi
Polemik
Söyleşi
Ulusal Basın
Dış Basın
Öykücülerimiz
Şairlerimiz
Gezi Yazıları


Recep Tayyip Erdoğan sonrasında AKP liderliği için adı geçen SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, 2007'de bir davet aldığını doğruladı. Kurtulmuş, teklifin içeriğini bir cümlede özetledi: Saadet'teki gelişmelerle ilgili uyardı!..
 
 Ekle      Çıkart

Bursa’dan haber almak isterseniz, lütfen mail adresinizi yazınız.


Can Ertan
e-posta adresi : canertan_@hotmail.com
Toplam Yazı Adedi : 39
"Uzak"... Yaşamını çaldırma!
Sinemamızın yüz akı Nuri Bilge Ceylan’ın ulusal ve uluslararası pek çok ödül almış UZAK filmi, hem biçimsel özellikleri hem de içeriğiyle, fotoğrafçılıktan gelen yönetmenin fotoğrafla olan tutkulu ilişkisini yansıtırken bir diğer yönüyle de fotoğraf sanatçısı olmanın daha da önemlisi sanatçı olmanın anlamı üzerine odaklanıyor.
Karlı İstanbul görüntülerinin oluşturduğu büyüleyici beyaz fonda, Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğrafçılığından destek alan görüntü sihirbazlığının hünerleriyle yer yer şiirsel bir görselliğe ulaşan UZAK, insanı sarsan, yitirilen masumiyeti tokat gibi yüzümüze çarpan bir başyapıt olarak dünya sinemasında hak ettiği yeri alıyor.
………………………………………………..
Nuri Bilge Ceylanın resmi web sitesinde UZAK şöyle özetlenmiş:
‘’Yaşamakta olduğu hayatla idealleri arasındaki mesafenin giderek büyümekte olduğunu kaygı içinde duyumsayan bir fotoğrafçı, yabancı ülkelere gidebilmek için köyünden kalkıp İstanbul’a gemilerde iş aramaya gelen genç bir akrabasını bir süreliğine evinde misafir etmek zorunda kalır.’’
Bu kısa özete şunları ekleyeyim:
UZAK, köklerinden kopma, insanlar arası iletişimsizlik, değerlere ve ideallere yabancılaşma, sanatçının ve sanatın ticarileşmesi, kır şehir ikilemi, dostluk, sevgi aranışı, yalnızlığın boğuntusu, işsizlik gibi iç içe geçmiş ve yüreğe işleyen izleklerle dolu bir film.
………………………………………………….
Nuri Bilge Ceylan sinemasının bir özelliği olarak düşük bütçeyle çekilen filmin başrollerinde amatör oyuncular var.
Yozlaşan fotoğrafçı Muzaffer rolünde oyuncu olmayan Muzaffer Özdemir oynarken, kasabadan çıkıp bir gelecek kurma amacıyla İstanbul’da Muzaffer’in yanına sığınan Yusuf rolündeyse Nuri Bilge Ceylan’ın yeğeni olan ve bir trafik kazasında yitirdiğimiz Mehmet Emin Toprak rol alıyor.
Mehmet Emin Toprak Yusuf karakterinde sergilediği doğal oyunculuğuyla Cannes Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülü almıştı.
……………………………………………………..
UZAK, fotoğrafı andıran, yalın bir dille çekilmiş, düşük tempolu, sözün az kullanıldığı bir film.
Nuri Bilge Ceylan kamerayı neredeyse fotoğraf makinesi gibi kullanıyor bu nedenle de fotoğrafın diline yakın duran bir sinema dili var filmin.
UZAK, Nuri Bilge Sinemasının bütün özelliklerini içeriyor:
Doğal oyunculuk için amatör oyuncular, düşük bütçe, temel insani meseleler, şiirsel görüntüler, yavaş tempo, sözün ve müziğin değil görüntülerin diline daha çok yaslanma, fotografik bir çerçeveleme, yalın başarılı kurguyla akıp giden insanı içine alan bir hikaye.
……………………………………………………
UZAK neyi anlatır peki?...
İdeallere hayallere ‘’uzak’’ düşmeyi öncelikle.
Muzaffer, kasabadan büyük şehre gelmiş, fotoğraf sanatçısı olmak isterken ticari fotoğrafçılık kapanına kısılmış, bu arada kır insanına özgü nitelikleri yitirip bencilleşmiş, içe kapanıp kendini yalıtma ölçüsünde yalnızlaştırmıştır.
Filmde onun fotoğrafçı heyecanını yitirdiğin gösteren kilit bir sahne vardır:
Muzaffer ve Yusuf, Muzaffer’in arabasıyla fotoğraf gezisine çıkarlar; bir ara nefis bir manzara fark eder Muzaffer, fotoğrafını çekmek ister ama içinden gelmez öylece durur bir an ve arabayı sürer ‘’uzak’’laşırlar.
İnsanı fotoğrafçı yapan o tutku bitmiştir Muzaffer’de. Iskalamıştır hayatını.
Muzaffer zaman zaman içinde varlığını duyumsatan sanatçı olma arzusuyla Tarkovski filmleri izliyor olsa da artık sanatçı olamayacağının atölye olarak da kullandığı evinde reklam ve tanıtım fotoğrafçısı olarak çürüyeceğinin farkındadır.
Çöpe atıkları fare gibi o da kısılmıştır kapana.
Aşksız cinselliğiyle ruha dokunamayan sevişmeleriyle ‘’uzak’’tır aşka Muzaffer.
Yalnızlık, boğuntu, miskinlik ve eylemsizlik burgacında ‘’uzak’’ düşer mutluluğa .
Yanına sığınan Yusuf’la soğuk, neredeyse onu dışlayan, yaşamından bir an önce çıkıp gitmesi gerektiğini fark ettiren düzeyde ‘’uzak’’ bir ilişki kurar.
Köylüsü ve akrabası Yusuf’un beklenmedik gelişi, hayata tutunma arzusu, saflığı Muzaffer’e geçmişini neleri yitirdiğini ve neye ‘’uzak’’düştüğünü anımsatıyordur.
Genç Yusuf Muzafferin aksine sanatçı olmak peşinde değildir. Basit sıradan bir arzusu vardır: İstanbul’da iş peşinde koşarken tutunmaya çabalamakta, kapağı yurt dışına atma hayalleri kurmakta, bu arada platonik sevgi aranışları içinde savrulmaktadır.
Yusuf’un kara batmış İstanbul’un ürpertici beyazlığında, hoşlandığı bir kızı takip ettiği bölüm, dünya sinemasının en dokunaklı ve iyi çekilmiş takip sahnelerinden biridir.
‘’Uzak’’ kalınan ‘’uzak’’tan bakılan sevebilme olanağına bir göndermedir bu bölüm.
Nuri Bilge Ceylan’ın başyapıtı olarak gördüğüm ve en sevdiğim filmi UZAK’ı muhakkak izleminizi öneririm.
Yer yer sahneleri dondurup, ileri geri sararak defalarca izlediğim UZAK, hayallerine sahip çıkamayanın yaşamına da sahip çıkamayacağını ve kendi kendinin karikatürüne dönüşeceğini gösteren bir film olarak beni derinden etkilemişti.
………………………………………………………
Noktayı koyarken, UZAK’ın en güzel sahnelerinden birini anımsatayım:
Yenilgisinin üniformasına dönüşmüş paltosu içinde, karlı deniz kıyısında, İstanbul’un önünde duran bezgin, omuzları çökük Muzaffer’in simsiyah silueti, ne anlatır bize.
Daha doğrusu bir fotoğraf sanatçısı olan Nuri Bilge Ceylan, bir başka fotoğrafçıyı sanatçıya ‘’uzak’’ kalmış yitik Muzaffer’i bu kadrajın içinde kendisinin silik bir karikatürü olarak kıstırırken görüntü diliyle kulağımıza neyi fısıldar
Olmak istenenle olunabilen arasındaki farkın kusursuz bir fotoğrafı değil midir bu?..
Bir fotoğraf sanatçısı bilgelik dolu vizöründen bir başka fotoğrafçının kederine bir merhamet ışığı düşürmüştür.
Nuri Bilge Ceylan’ın sinemasal dehasının perdeye yansıyan doruk enstantanelerinden biridir bu an.
Nuri Bilge Ceylan ışığın şiirini kullanıp uyarıyor:
Yaşamlarınızı çaldırmayın.
İdeallerine ‘’uzak’’ düşen mutluluğa deklanşör basabilir mi.
İyi seyirler.


Eklenme Tarihi :2010-03-19 12:31:44) | Okunma sayisi : 168
Sayfayı YazdırArkadaşına GönderYorum Ekle
yazarın diğer yazılarını görmek için...


Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Bursa Kapalı Çarşı Küçük, Çeyrek Altın Fiyatı


Bursa'yı yenibursa farkı ile gezin!..

Bursa’da Baltalı Kavga

Bursa’da Polise Saldırı

Bursa’da Yosun Alarmı

Güneydoğu’da Olaylar

Ve Lufthansa Bursa’da

Küçük Kızın Feci Ölümü

"GÜMÇED Çevreye Zararlı"!..

Grup 16 Derneği Kuruldu

Kılıçdaroğlu’ndan Çağrı

Kayıtdışına Denetim Geliyor

İşte Şampiyonun Formaları

Sercan’ın Yeni Sevgilisi Rus

Şimdi de Amigolara Bağladılar

AKP’nin Açılımı Bu Olsa Gerek!


www.yenibursa.com
© Copyright 2003



| AnaSayfa | Abonelik | Arşiv | Künye | Reklam | E-Mail
| Ekonomi | Kent Haberleri | Spor | Türkiye ve Dünya | Tıp Dünyası | Magazin | Kültür Sanat | Teknoloji ve Bilim | Politika Kulisi | İlginç Haber | İlçelerden Haberler | Eğitim | Bursa Haber Arşivimiz |Bursa|Bursa Camileri | Balkon Mobilyaları | Datants | Datants computer repair | gazete keyfi

Bu sitenin tasarım ve sistemi yenibursa.com tarafından hazırlanmıştır