Recep Tayyip Erdoğan sonrasında AKP liderliği için adı geçen SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, 2007'de bir davet aldığını doğruladı. Kurtulmuş, teklifin içeriğini bir cümlede özetledi: Saadet'teki gelişmelerle ilgili uyardı!..
Tarih…8 Mart 1857
New Yorklu kadın dokuma işçileri greve giderler
40.000 kadın işçi hem de
Emek sömürüsü isyan ettirmiştir
Günde en az 12-14 saat çalıştırılıyorlardır
8 saat olmasını isterler çalışma gününün
Ve seçimlerde oy hakkı
Üretenler yönetmelidir de
………………………………
ABD demokrasisi yüzünü gösterir
Grev kanlı bir biçimde bastırılır
129 kadın dokuma işçisi katledilir,
Kanla boğulmaya çalışılmıştır işçinin insan olma isteği
Sömürüsüz,eşitlikçi,hakkaniyetli,barışçıl bir dünya hayalinin üstünden kapitalizmin silindiri geçer
Ancak direniş insanın insanlaşma uğraşında hak ettiği yeri de alır
8 Mart 1857, tarihe kadın işçilerin ilk kitlesel grevi olarak geçer
Bu gün sınıfsal ve siyasal içeriğinden soyutlanıp içi boş bir kadın övgüsüyle Dünya Kadınlar Günü diye kutlanmaya çalışılan aslında Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan 8 Mart’ın kanlı arka planı böyledir
………………………………………..
Bir hakkı teslim edelim…
8 Mart’a gerçek değerini kadın ve erkek arasındaki her türlü eşitsizliğin kalkmasını isteyen sosyalistler verirler ve 8 Martın tarihsel, toplumsal anlamını somutlaştıran girişimlerde öncülüğü üstlenirler.
II. Enternasyonal’e bağlı olarak 1907 yılında Stuttgart’da toplanan I. Enternasyonalist Kadınlar Kongresi, bir kadın enternasyonalinin kurulmasını ve bununla Clara Zetkin’in görevlendirilmesini karara bağlar.
II. Kadın Enternasyonal’i 1910 yılında Danimarka’nın Kopenhang kentinde toplanır
Kadın Enternasyonali’nin başkanı Clara Zetkin, kadın emekçilerin ve direnişlerinin bir sembolü olan 8 Mart’ın "Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü" olarak kabul edilmesini önerir Önerisi coşkuyla kabul edilir.
Ve o tarihten itibaren 8 Mart, Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü, her yerde, kadının nihai kurtuluşuna doğru giden yolda önemli bir adım olur.
…………………………………………….
Bu güne dönelim, 8 Mart’ı hangi koşularda kutluyoruz
AKP kadını cinsel kimliği üstünden sömürüp türbana dolayıp eve kapamaya çalışıyor
Kadınlara karşı şiddet ve ayrımcılık artarak devam ediyor. 2009 yılının ilk 7 ayında 953 kadın öldürüldü
Namus ve töre cinayetleri kadın üzerinden sürüyor
Evlerde kadına maddi manevi baskı da var dayak da
Medyada kadının cinsel sömürüsü alabildiğine yoğunlaştı. Reklam sektörü buna öncülük ediyor.
Sömürü politikaları yüzünden, fabrikalarda, atölyelerde düşük ücretle, sigortasız, sosyal güvencesiz, sendikasız çalıştırılıyor kadın emekçiler. Hak arayışına sendikalaşma girişimine başvurduklarında da kapıya konuluyorlar.
DİSK’e bağlı Sosyal İş Sendikası "8 Mart’ın 100. Yıl Dönümünde Türkiye’de ve Dünyada Kadın Emeği ve İstihdamı Raporu’’ hazırladı.
Sonuçlar acıklı…
Kadınların işgücüne katılımı ve istihdamında Türkiye geri bir konumda. Türkiye’deki kadın istihdamı nüfusa oranla çok düşük seviyede. Kadınların işgücüne katılımı % 26, istihdam oranı % 22,3, işsizlik ise % 14,3. Türkiye bu ortalama ile sadece Ortadoğu ülkeleri ile bazı Asya ve Latin Amerika ülkelerinin üzerinde yer alıyor.
Son olarak şunu da vurgulayayım…
Geleneksel toplum yapısı, erkek egemen kültür, dinsel dogmatizmin mahalle baskısı kadını duygusal ve düşünsel yönden iç çatışmalara, ödüne, kimliğini kişiliğini inkara, kendi bedenine doğasına ruhuna yabancılaşmaya itiyor..
Egosu şişik erkekler ‘’fedakar kadın’’ imgesini ne çok överler.
Kadına hep ‘’feda’’ erkeğe ‘’kâr’’ anlayışı.
……………………………………………
Çaresiz miyiz peki?..Hayır!..
Demokrasi emek sermaye çelişkisidir
Feminizm bir çıkış yolu değil
Kadının ve erkeğin kurtuluşu dayanışarak emeğin mücadelesinden solda yer almaktan geçiyor
Irkçılığı,dinsel dogmatizmi, ümmetçiliği, etnikçiliği, piyasacılığı, küreselleşmeciliği bir kenara bırakmadan sömürüsüz eşitlikçi bir dünya ve Türkiye kuramayız
Ve en ağır bedeli hep kadınlar öder.
……………………………………………..
Boynumun borcu bir saygı sunumuna geldi sıra
Zonguldak maden işçilerinin büyük yürüyüşüne öncülük eden kadın emekçiler
Tekel işçilerinin Ankara direnişinde ‘’ekmeğimiz onurumuzdur’’ diyen TEKEL’li kadın emekçiler
Novamed’de direnen kadın emekçiler
Mücadelenizin önünde saygıyla eğiliyorum
Bursalı olmasıyla onurlandığım Behice Boran’ın da mücadelesinin anısı önünde saygıyla eğiliyorum
Bana hep paylaşmayı ve hayatımı para üzerinden değil üretmek, sevgi ve bilgi yaratmak üzerinden kurmayı öğreten anneannem Şükriye Ortaç ve annem Müzeyyen Ertan’ında anılarına selam ediyorum
Rosa Luksenburg’a, Clara Zetkin’e ve kadının sömürülmemesi mücadelesine emek koyan bütün düşünürlere, yazarlara, politikacılara, toplumsal önderlere de bin selam olsun.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu olsun
Eklenme Tarihi :2010-03-07 20:24:50) | Okunma sayisi : 186