Sitemizde şu anda 18 kişi bulunuyor...
google
web yenibursa

Ana Sayfa
Kent Haberleri
İlçelerden Haberler
Türkiye ve Dünya
Magazin
Spor
Ekonomi
Eğitim
Kültür Sanat
Teknoloji ve Bilim
Tıp Dünyası
İlginç Haber
Politika Kulisi
Polemik
Söyleşi
Ulusal Basın
Dış Basın
Öykücülerimiz
Şairlerimiz
Gezi Yazıları


İlk kez 1970 yılında izlemiştim Uçan Adam Shazam'ı. Aktör İrfan ATASOY'un canlandırdığı, Killing karakterinin baş düşmanı, kötülerin korkulu rüyası, iyilerin dostu, kostümlü, pelerinli ve maskeli bir kahramandı Uçan Adam.
 
 Ekle      Çıkart

Bursa’dan haber almak isterseniz, lütfen mail adresinizi yazınız.


Can Ertan
e-posta adresi : canertan_@hotmail.com
Toplam Yazı Adedi : 103
Halkın Hayır’lı Evlatları Sosyalistler Kadıköy’deydi
Parkta oynarken düşmüş.
Burnunda ve dudaklarında çizikler, elinde su dolu biberon, gülücükler saçıyor.
Dördüncü eylemi bu.
İkisi anne karnında olmak üzere, dördüncü kez annesi Sinem Yıldırım ve babası Harun Yıldırım’ın kucaklarında hazır kıta oluyor.
Evrim, henüz 16 aylık.
Sivil darbenin ve karşı devrimin ivme kazandığı; cemaat çeteleşmesinin devleti sardığı; sendikasızlaşmanın yaygınlaştığı; özelleştirmeler eliyle ülkenin yağmalandığı; emperyalizmin halkları birbirine kırdırmaya çalıştığı Türkiye’de Evrim’lere aydınlık bir gelecek sunmak için yollara düştük.
…………………………………
TKP, ÖDP, EMEP ve HALKEVLERİ’nin çağrısıyla gerçekleşen DİKS, KESK, TMMOB, Alevi Bektaşi Federasyonu, Atanması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP)’nun, destek verdiği Kadıköy İskele meydanındaki ‘’HAYIR’’ mitingine yol alıyoruz.
Halkın hayırlı evlatları sosyalistler eylem birlikteliği içinde halka hayırsızlara, sermayeye ve emperyalizme yamanmışlara dur demek; paranın saltanatı yerine emeğin iktidarını kurmak için sokağa, alanlara akıyor.
Bilinçleri ışıtan o slogan ne güzel:
‘’Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya hiç birimiz!..’’
…………………………….
Irgandı Köprüsü’nden İstanbul’a yolculuk başlıyor.
TKP Bursa İl Örgütü ve Halkevleri Bursa İl Örgütü iki otobüsle mitinge katılıyor.
Mehmet Ali Yılmaz ve ben tanıklık etmek için aralarındayız.
Yazın son kavurucu sıcaklarından biri.
Sular kapış kapış.
Çav Bella, Amerika Go Home şarkıları devrimci marşlar otobüsün havasını ısıtmış.
Camlarda ‘’hayır’’ afişleri.
Yoldaş sohbetinin ana konusu: Hanefi Avcı’nın kitabı.
……………………………...
Vapurda Mehmet Ali simit atmak için martıları aranıyor ama vapurların can yoldaşı martılar yoklar.
‘’Mitinge gitmişlerdir…’’ diyorum.
Çaylar içiliyor, fotoğraflar çektiriliyor, anılar dile geliyor, sohbet koyultuluyor; deniz mavi ışıltılı enginliğiyle içimi özgürlük duygusuyla sarıp sarmalıyor; tatlı bir yaz yeli saçlarımızı savuruyor.
Sonu ölümle biten bir hayatı yaşanılır kılan nedir?..
Nedir anlamı şu kısacık ömrümüzün?..
Adalet duygusu, vicdani duyarlılık, bilgi ve sevgiyi bölüşme, güzellik tutkusu, sevdalanmak, ve emekten yana bir yaşam sürmek değilse nedir?..
Öğretmen arkadaşlar KPSS sınavında dümen çeviren, Hak’tan söz edip hak çalan cemaate yükleniyorlar.
Bir işçi arkadaşımız Umman Deniz gün boyu ağır çalışmadan sonra eve vardığında sadece yemek yiyebilecek gücü kaldığını ve uyuduğunu söylüyor.
Kapitalizm hayatlarımızı çalıyor, ruhlarımızı yağmalıyor.
Sevgili dostum Salih Çam paranın kirletici,çürütücü etkisine değiniyor.
……………………………………………..
İstanbul ısınmış: Duvarlarda, üst geçitlerde, ilan panolarında afişler ve dizi dizi ‘’evet’’ yalanları.
İşte bir örnek:
Dinlemelerle, sahte belgelerle, komplolarla korku imparatorluğu kurup sonrada fişlemelere son için ‘’evet’’ istemek.
Sosyalistlerin ve CHP’nin ‘’hayır’’ afişlerine de sık sık rastlıyoruz.
‘’Doğrusu hayır’’ diyor CHP.
……………………………………………
Otobüsten inip toplanma noktasına vardık.
Miting saati yaklaştıkça kalabalık yoğunlaşıyor; rengarenk bir pankart, flama, döviz denizi sloganlarla, dalgalanmaya başlıyor.
Düdük sesleriyle çınlıyor cadde.
Halkevlerinin bir sloganı ÖDP’nin dövizine karışıyor; TKP nin flaması, Halkevleri’nin pankartında yankılanıyor ve bu uyumlu bütünlük umudun gökkuşağına dönüşüp çoşkulu, bir yürüyüş kolu halinde martıların kanat sesleriyle çoğalarak Kadıköy İskele Meydanı’na akıyor.
………………………………………
Genel başkanlar Erkan Baş, Levet Tüzel, Alper Taş, İlknur Birol konuşmalarında ortak bir çerçeve çizdiler:
AKP anayasası bir dayatma anayasasıdır ve 12 Eylül anayasasını pekiştirecektir; 12 Eylül’le hesaplaşılacağı kuyruklu bir yalandır; anayasa emekten yana değildir sermaye düzeni sağlamlaştırılıyor; danıştayın kamu yararını gözetme yetkisi kaldırılarak özelleştirmelerin önü açılacaktır; yargı AKP’nin arka bahçesine dönüşecektir; dinci kadrolaşmaya ve cemaatçi çeteleşmeye güvence aranmaktadır; siyasi partiler yasası ve seçim yasasında bir demokratikleşme yoktur, şeçim barajı aynen korunuyor.
Ve dört liderde kürt emekçilere çağrıda bulunup onları ‘’hayır’’ demeye davet ettiler.
…………………………………………
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız ise sağır kulaklara bir uyarı yaptı:
"AKP’nin ardına takılan solculara, sosyalistlere sesleniyorum: Tarihten ders çıkarın. İran’ı, TUDEH’i unutmayın. Onlar da şah zulmüne karşı Humeyni’yi desteklemişlerdi, sonlarını herkes gördü. Pensilvanya’daki cemaatçi de Türkiye’ye Humeyni’nin Tahran’a döndüğü gibi dönmek istiyor."
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’den de vurucu bir alıntı yapayım:
"12 Eylül’de patronlar gülme sırası bizde dediler. Biz o gülenlere de, mezarda yatanları dirilip oy vermeye çağıran Gülen’lere de hayır diyeceğiz."
………………………………………
Alan nasıl mıydı?..
Hiç dinmeyen büyük bir çoşku vardı.
Dupduru, güler yüzlü, sıcacık bir devinim.
Esprili,vurucu sloganlar dövizler.
Üniversitelisiyle, liselisiyle, işçisi, memuruyla gencecik bir alan.
Genç kızların, kadınların ağırlık koyduğu bir alan.
Eylem birlikteliğinde bir araya gelmiş olmanın kurumsal sosyalist bütünleşme için heyecan ve güven yarattığı bir alan.
Vefa dolu bir alan; geçmişin devrimci yiğitlerine, ağabeylerimize saygı dolu.
12 Eylül’ün işkencelerine, katliamlarına, sürgünlerine, işten atmalarına karşı yenilmeyen, Türkiye’nin vicdanı sosyalizmin ‘’buradayız, bir aradayız’’ dediği gurur dolu, dirençli bir alan.
Bir 12 Eylül’de 12 Eylül’e de onun işbirlikçisi AKP anayasasına da ‘’hayır’’ diyen bir bilincin alanı.
Teslim alınamayanların; paraya satılmayanların; üne, statüye, iktidara gönül eğdirmeyenlerin iradesinin bir yumruk olup göğe yükseldiği bir alan.
…………………………………………………..
Miting sonlanırken Deniz’e, Mahir’e, Harun’a, İbrahim’e, Taylan’a, Behice Boran’a, Mehmet Ali Aybar’a, Yılmaz Güney’e, Nazım’a ve nicesine bir yoldaşlık merhabası gönül enginliğimizden top top kızıl karanfiller olup şaçıldı.
Referandum sürecinin en vurucu eylemlerinden biri on binlerin katılımıyla başarıyla tamamlandı.
Ve sosyalistler miting sonrası Ufuk Karakoç ve Erdal Bayrakoğlu’nun müzik dinletileriyle yorgunluk attılar.
Özellikle Bayrakoğlu’nun seslendirdiği Lazca Çav Bella’ya bayıldım.
…………………………………………..
Kadıköy sahilinde gün batımının renkleri yaz denizine yayılırken bir martı beyazlığı kanat kanat geçiyor üstümden, mırıldanıyorum:
İstanbul’un kokusu ıhlamurlardan,,,
Rengi erguvanlardandır, denmiştir.
Umudu da sosyalistlerden olsun.



Eklenme Tarihi :2010-08-30 18:31:51) | Okunma sayisi : 767
Sayfayı YazdırArkadaşına GönderYorum Ekle
yazarın diğer yazılarını görmek için...


Bursa Kapalı Çarşı Küçük, Çeyrek Altın Fiyatı


Bursa'yı yenibursa farkı ile gezin!..

Hacivat Köprüsü Yıkılıyor

Dindar Değil, İnsan Olmak İstiyor!

Bir Aile Daha Sokakta Kaldı

Bir Yardım Dolandırıcılığı Daha!

Morison Süleyman Melek Kalır!


www.yenibursa.com
© Copyright 2003



| AnaSayfa | Abonelik | Arşiv | Künye | Reklam | E-Mail
| Ekonomi | Kent Haberleri | Spor | Türkiye ve Dünya | Tıp Dünyası | Magazin | Kültür Sanat | Teknoloji ve Bilim | Politika Kulisi | İlginç Haber | İlçelerden Haberler | Eğitim | Bursa Haber Arşivimiz |Bursa|Bursa Camileri | Datants | Datants computer repair |

Bu sitenin tasarım ve sistemi yenibursa.com tarafından hazırlanmıştır