Mehmet Ali Yılmaz öncülük yaptı.
Psikiyatrist, roman yazarı ve düşünür Kaan Arslanoğlu yenibursa.com’da yazıyor.
Bursa’da basın tarihine not düşüldü.
Uluslararası ölçekte büyük bir yazar ve düşünür Bursa’da yazı çıtasını yükseltiyor.
Yerel medyanın içerik ve güvenilirlik açısından yürek acıtıcı bir gerileyiş içine girdiği şu dönemde Kaan Arslanoğlu yayımlanan her yazısıyla Bursa’ya taze bir soluk aldırıyor.
…………………………………………………….
Soranlarınız olacaktır: Kaan Arslanoğlu kim?
Sormakta haklı da olabilirsiniz. Ahmet Altan, Elif Şafak, Orhan Pamuk gibi medyatik değil Kaan Arslanoğlu.
‘’Çok atar’’ olup, ‘’çok satar’’ olamadı.
Her kitabı PİAR cambazlıkları, reklam numaralarıyla gözümüze, zihnimize sokulmuyor; hakkında çarşaf çarşaf söyleşiler yayımlanıp köşelerden övgüler düzülmüyor; lobisi filan da yok ajansı, menajeri de.
Dahası, Bursa’daki ‘’Aydınlarla Yüzyüze’’gibi ilgi gören etkinliklerde Kaan Arslanoğlu akla bile gelmiyor.
Oysa Kaan Arslanoğlu şu anda sol felsefenin sadece Türkiye’deki değil dünyadaki sayılı isimlerinden biri. Sola getirdiği çığır açıcı düşünsel katkının önemi şimdi değilse de gelecekte hakkı teslim edilerek kavranacaktır.
Politik Psikiyatri, Yanılmanın Gerçekliği, Memleketimden Karakter Manzaraları ve son kitabı Evrim Açısından Devrim kendini solda gören herkesin baş ucu kitabı olacak önemde.
Kaan Arslanoğlu ‘’sol insan kişiliğine bir başkaldırıdır’’ demişti bir yazısında; bu nedenle de romanları ve düşünsel yapıtlarıyla insan kişiliğini bütün gerçekliğiyle koyuyor önümüze.
Bilmeyen değiştiremez çünkü.
………………………………………………..
Edebiyatın içeriksizleştirildiği bir dönemdeyiz. Roman bir yazı oyununa dönüşsün, metinler arası göndermelerden ibaret olsun, post modernizm gibi cicili bicili laflarla gerçekliğin üstü örtülsün, yazarın toplumsal duyarlılığı olmasın isteniyor.
Tarih nasıl olsa bitti, romanda bitsin. Geriye oryantalist sayıklamalar kalsın.
Bu kalıba uyan yazarlar öne çıkarılıyor sırtları sıvazlanıyor.
Kaan Arslanoğlu ise romanı diri tutan benzersiz bir edebiyatçı ve bu ortamda ideolojik tutarlılığıyla roman sanatına ivme kazandıran yapıtlar veriyor.
Örneğin, ‘’Devrimciler’’ adlı romanı ‘’78 kuşağı’’nın nefis bir irdelemesidir. Kaan bu romanında her türlü önyargıyı, sekterliği aydın cesaretiyle göğüslemiş, yaşananlara tanıklık etmenin güveniyle sevgi dolu bir bakış açısıyla eleştirel bir sol kuşak romanı yazmıştır. ‘’Devrimciler’’in devamı olan son romanı ‘’Karşı Devrimciler’’ ise günümüz solunun çürüyüşünü, müthiş bir ironi, yalın bir gerçeklik ve soluk kesen bir roman temposuyla koyar önümüze
Hiç abartısız söylemeliyim ki Dostoyevski derinliği taşıyan kitaplarıyla politik-psikolojik romanın dünyadaki en yetkin isimlerinden biri Kaan Arslanoğlu.
Yoldaki İşaretler, Sessizlik Kuleleri, Öteki Kayıp, Kuş Bakışı, İntihar, Kişilikler, Kimlik, Çağrısız Hayalim adlı romanları insanı, kişiliklerimizin olanaklarını olanaksızlıklarını anlamak isteyenler için bir kılavuzdur.
…………………………………………………
Üreterek mutlu olmak üzerine bir yaşam kuran Kaan Arslanoğlu’nun bir başka yönü daha var: Futbola olan ilgisi.
‘’Futbolun Psikolojisi ‘’adlı kitabı spor üzerine ülkemizdeki en yetkin çalışmalardan biridir.
Skor basınımızın, amigo köşecilerimizin ve ekranlardaki futbol geyikçilerimizin bu kitabı fark etmemesine hiç şaşmadım.
Kaan Arslanoğlu’nun sol.org da yayımlanan ‘’Kabilem Şampiyon Oldu’’ başlıklı köşe yazısını futbolun sadece futboldan ibaret olmadığını bilen futbol tutkunlarına özellikle öneririm.
……………………………………………
Bazı yazarlar Nobel gibi ödüler için yazar, ödülle kimlik edinmeye gönül indirir.
Kaan Arslanoğlu gibi has yazarlarsa okur için bir ödüldür.
İyi bir roman okuru olmak için sarfettiğim çabanın beni sonunda Kaan Arslanoğlu’nun okuru olma zevkine taşıması eriştiğim en değerli mutluluklardan biri.
Onunla aynı yerde yazmak hem onur hem de büyük bir sorumluluk.
Dostluğu bana yaşama gücü verdi, yazdıkları düşünsel duygusal yönden gelişimimin mihenk taşı oldu. Minnettarım.
Arslanoğlu benzeri düşünür romancılar o kadar az ki, hele de bizim edebiyatımızda.
Ayrıca kişiliğiyle, yaşamıyla yazdıkları bu kadar örtüşen kaç edebiyatçı var.
‘’Zamanımızın Bir Kahramanı’’ adlı romanıyla tanınan roman yazarı ve şair Mihail Yuryeviç Lermontov için ‘’eserleri ve yaşamıyla insana insan olma onuru yaşatıyor’’ demişti Kaan Arslanoğlu..
Bir kutup yıldızı işlevi gören kendisi içinde geçerli bu.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Kaan Arslanoğlu’nun psikiyatri alanındaki bilgi ve deneyimlerini aktardığı ‘’Psikiyatri El Kitabı’’ toplumsal bir cinnete sürüklendiğimiz şu günlerde okuma listelerimiz başında yer almayı hak ediyor.
Kapitalizmin gıda endüstrisinin çocuklarımızdan başlayarak sağlıksız bir beslenme düzeniyle yaşamlarımızı nasıl çaldığını ve sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazlarını ısrarla anlattığını da görürüz yazılarında.
Özel hastane doktorluğunun uzağında duran, ticarileşen tıbba direnen Kaan Arslanoğlu ‘’paran kadar sağlığın vardır’’ olgusuna karşı ‘’parasız sağlık’’ savunusuyla hastanın müşteriye dönüşmemesinin mücadelesini vermiştir.
Bu yönüyle de eylemci bir düşünür ve yazar olarak belirginleşir.
’Memleketimden Karakter Manzaraları’’nda düşünce dünyasını irdelemek için bir bölüm ayırdığı Mevlana’nın sözü onun için söylenmiş sanki:
’Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.’’
Kaan Arslanoğlu, para kazanmayı önemsemeyi unutmuş, hayat ve insanın insana dönüşme uğraşı ise hep aklında; yazıyor, yazıyor, yazıyor.
Onun deyimiyle söyleyeyim: ‘’Baltayı buza indirir gibi’’ yazıyor.
‘Azınlığın yazarı olma’’ bilinciyle yazıyor.
Narkozdaki toplumu sarsmak şoka uğratmak, silkelemek için yazıyor.
‘’Kapitalizm dünyayı bitirmeden biz onu bitirelim’’ diye yazıyor.
……………………………………………………………
İdeolojisiyle, içtenliğiyle, insan kişiliğine neşter vuran bilgeliğiyle, müthiş kurgusu, dil yalınlığı, hikaye kurmadaki özgünlüğü, ufuk açıcı temalarıyla, roman karakterleri karşısındaki nesnelliğiyle ve kalpten yazışıyla Kaan Arslanoğlu edebiyatın ve solun yüz akı.
Ve o gençleri en iyi anlayan anlatan romancılardan.
‘’Çağrısız Hayalim’’ romanı gençler arasındaki dostluk üzerine yazılmış dünya edebiyatındaki en iyi romandan biridir.
Genç olmayı, gençlerin bir davaya bağlanmasının müthiş gücünü bu ölçüde edebi kalarak aktarmak edebiyatı da kanatlandırıyor.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
Kaan Arslanoğlu’nun sözleri koysun noktayı…
‘’ İnsan evrimini tamamlayamamış, gelişmemiş bir canlıdır. Zeka, olumlu kişilik özellikleri, irade gücü, akıl yönünden fakirdir. Aklı hayvanlarınkinden belirgin ölçüde yüksek düzeyde, ama yine kendi yarattığı kültür değerlerine, ideallere göre çok aşağı düzeydedir. İnsanlık sosyalizm deneyini de bu yüzden becerememiştir. Eşitsiz, adaletsiz sistemleri yeğlemesinin, binlerce yıldır temel problemlerini çözememesinin asıl nedeni budur.’’
Ve belki de bütün üretiminin özeti olan şu sözü:
‘’İnsanın kişiliği kaderidir. İnsanın her alandaki yeğlemelerini kişiliği belirler.’’
İnsan vicdanının yazarı Kaan Arslanoğlu umutsuz değil.
Hem neden olsun ki…
Yazının,felsefenin,bilimin gücü eylemin gücüyle bütünleşecek eşitliksiz, sömürüye dayalı, insanlık dışı kapitalizm insanın kaderi olmaktan çıkacak.
Kaan’ın edebi değerini en iyi bilenlerden büyük eleştirmenimiz Fethi Naci’nin dediği gibi:
‘’İnsan Tükenmez’’ çünkü.
Eklenme Tarihi :2010-03-13 14:02:31) | Okunma sayisi : 315
|