Sitemizde şu anda kişi bulunuyor...
google
web yenibursa

Ana Sayfa
Kent Haberleri
İlçelerden Haberler
Türkiye ve Dünya
Magazin
Spor
Ekonomi
Eğitim
Kültür Sanat
Teknoloji ve Bilim
Tıp Dünyası
İlginç Haber
Politika Kulisi
Polemik
Söyleşi
Ulusal Basın
Dış Basın
Öykücülerimiz
Şairlerimiz
Gezi Yazıları


Abdullatif Şener, Erdoğan’ın Köşk seçiminde hezimete uğrayabileceğini öne sürdü: “Siyaseti bırakmış değilim. TBMM’deki partilerde siyaset yapmayı düşünmüyorum.”
 
 Ekle      Çıkart

Bursa’dan haber almak isterseniz, lütfen mail adresinizi yazınız.


Olay Gazetesi’nde Neler Oluyor?



Aralarında Ayşe Aygör, Özcan Yazıcı ve Berhan Soner gibi Çağdaş Gazeteciler Derneği eski başkanlarının da bulunduğu 12 deneyimli ve nitelikli gazeteci, TMSF’nin atatığı yöneticiler tarafından işten çıkarıldı.

Olay Gazetesi’nde TMSF’nin atadığı yöneticiler tarafından en baştan beri sürdürülen kadrolaşma hareketini Bursa basınının duayenlerinden yazarımız Yılmaz Akkılıç yorumladı.
İşte Akkılıç’ın gelişmeye ilişkin değerlendirmesi:

"Saat 11.00 sularında bir ileti:
“Olay’da on iki gazetecinin işine son verildi!”
Sonra ayrıntılar akmaya başlıyor. İşine son verilenler arasında ÇGD Bursa Şubesi’nin üç eski başkanı da var: Ayşe Aygör, Özcan Yazıcı ve Berhan Soner…
Bu da gösteriyor ki, Olay Medya’ya el koyan TMSF, dikensiz gül bahçesi istemekte. AKP’ye tam anlamıyla “arz-ı ubûdiyet” eyleyecek bir kadro oluşturma, en küçük/cılız bir muhalif se-se veya kaleme olanak tanımama niyetinde.
Hatta bırakınız muhalif olmayı bir yana, gazetenin -Bursa için- o nev-zuhur yönetici ve yazar takımının ve dolayısıyla AKP’nin canının sıkılmasına, irkilmesine neden olacak bir pürüz bı-rakmama azminde…
Üstelik çirkin mi çirkin, meslek etiği adına utanç verici bir durumla karşılaşıyor arkadaşları-mız. Gazeteye geldiklerinde içeri alınmıyorlar, idare müdürü veya öyle birisi önlerine geçiyor, ellerine bir kâğıt parçası tutuşturup işlerine son verildiğini duyurmaya kalkışıyor. Öteberilerini toplamalarına bile izin verilmek istenmiyor…
Beklenen bir sürecin sonucu bu, sürpriz değil. AKP zihniyeti, faşizmin önemli silâhı olan pro-pagandayı en etkili biçimde kullanabilmenin kanallarını çoktan beri açmakta, açıyor. Bugün Türkiye’de ve Bursa’da bağımsız basının/medyanın kaç organı kaldı? Yaygın basın/medya çok büyük bölümüyle, Bursa basını/medyası ise -kimse gocunmasın- tümüyle özdenetim adı altında sıkıdenetime alınmış durumda.
Aksini savunacaklara bir tek sorum var:
“Sendikal eylemlerden, örneğin Bursa’da grev yapan işçilerden bir küçük haber yer aldı mı gazetelerimizde, televizyonlarımızda, radyolarımızda?”
Magazin, magazin, magazin…
Bacak şov, meme şov, göbek şov…
Ve bizler, hepimiz seyrediyoruz gelişmeleri, duyarsızlıkla ve umursamazlıkla. Hani şu Deniz Som’un Cumhuriyet’teki köşesinin altında her gün yinelediği gibi:
Nazi Almanya’sında papaz Martin Niemöller’in günlüğünden: “Önce sosyalistleri top-ladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü ben sosyalist değildim. Sonra sendikacıları topladı-lar, sesimi çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim. Sonra Yahudileri topladılar, sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim. Sonra beni almaya geldiler; benim için sesini çı-karacak kimse kalmamıştı.”
Aynen öyle dost okurlarım, sevgili meslektaşlarım. Uzun zamandan beri tasfiye ediliyordu Bursa basını/medyası. Duyarsızlıkla ve umursamazlıkla seyreyledik. Faşizmin ayak seslerini duyup da uyaranlara omuz silkeleyip geçtik, direnmeye kalkışanlara şu ünlü İtalyan anekdo-tundaki gibi “Bravo kapitano” diye el salladık.
Geldik bu günlere…
***
Dost okurlarım!
Sorun sadece Ayşe’nin, Özcan’ın, Berhan’ın… işine son verilen on iki gazetecinin veya öteki gazetelerden şu ya da bu hasis veya zorunlu nedenlerle kapı önüne bırakılan meslektaşları-mızın durumlarıyla sınırlı değil.
Türkiye çok ciddi bir tehdit altında; ağırlığını giderek artıran bir İslâmcı-faşist anlayışın tehdidi altında Türkiye; Bursa’daki sınırlı yansımalarıdır bu tehdidin…
İyi de nasıl karşı durulacak bu tehdide?
Nasıl kurtulacağız Papaz Martin Niemöller’in umursamazlıkla seyredip sonunda kendisinin de içine düştüğü gayya kuyusuna yuvarlanmaktan?
Nasıl, nasıl, nasıl?
Ne yapmalıyız?
Bu yaşadıklarımız karanlık geleceğin ilk kara bulutları dostlarım. Küçük, küçücük çıkarlarımı-za sarılıp çevremize duyarsızlaştıkça, daha neler ve nelerle, ne fırtınalarla karşılaşacağız.
Hazır olalım…
Ya da bir şeyler yapalım, yapmaya çalışalım, düşünüp taşınalım…
Solaklıkla salaklığı birbirine karıştırmayalım artık lütfen!.."


Eklenme Tarihi : 2009-09-24 18:26:10 | Okunma sayisi : 8523 sss

Sayfayı YazdırArkadaşına GönderYorum Ekle


Bu habere henüz yorum yapilmamis.

Bursa

Bursaspor

Bursa haber

Bursa Kapalı Çarşı Küçük, Çeyrek Altın Fiyatı


Bursa'yı yenibursa farkı ile gezin!..


www.yenibursa.com
© Copyright 2003



| AnaSayfa | Abonelik | Arşiv | Künye | Reklam | E-Mail
| Ekonomi | Kent Haberleri | Spor | Türkiye ve Dünya | Tıp Dünyası | Magazin | Kültür Sanat | Teknoloji ve Bilim | Politika Kulisi | İlginç Haber | İlçelerden Haberler | Eğitim | Bursa Haber Arşivimiz |Bursa|Bursa Camileri | Datants | Datants computer repair

Bu sitenin tasarım ve sistemi yenibursa.com tarafından hazırlanmıştır