Sitemizde şu anda 17 kişi bulunuyor...
google
web yenibursa

Ana Sayfa
Kent Haberleri
İlçelerden Haberler
Türkiye ve Dünya
Magazin
Spor
Ekonomi
Eğitim
Kültür Sanat
Teknoloji ve Bilim
Tıp Dünyası
İlginç Haber
Politika Kulisi
Polemik
Söyleşi
Ulusal Basın
Dış Basın
Öykücülerimiz
Şairlerimiz
Gezi Yazıları


İlk kez 1970 yılında izlemiştim Uçan Adam Shazam'ı. Aktör İrfan ATASOY'un canlandırdığı, Killing karakterinin baş düşmanı, kötülerin korkulu rüyası, iyilerin dostu, kostümlü, pelerinli ve maskeli bir kahramandı Uçan Adam.
 
 Ekle      Çıkart

Bursa’dan haber almak isterseniz, lütfen mail adresinizi yazınız.


Haluk PAYASLIOĞLU
e-posta adresi : hpayaslioglu@ttmail.com
Toplam Yazı Adedi : 92
Onları kendi oyunlarında yenebiliriz...
Naklen yayın için Bülent Özveren’i göndermek lazım Temsilciler Meclisine...

ABD’de her yıl 24 Nisan öncesinde sahnelenen kıvrak oyun Türkler için giderek Eurovision şarkı yarışmasına benzemeye başladı zira...   

Hani önce millî meseleydi, “Halay”, “Diday Diday Day”, “Rimi Rimi Ley” falan...

Ortalığı inletiyorduk “Düm Tek Tek...”

“Deli” oluyorduk...

Kazanmak için her yolu deniyorduk “Everyway That I Can” diyerek...

Sonra “Leylaklar Soldu Kalbinde” Türk halkının...

İlgi azaldıkça azaldı...

O kadar azaldı ki, yarışmayı izleyen kimi insanlar izlediklerini söyleyemez oldular birbirlerine karizmaları çizilmesin diye!..

“Eurovision izlerken basılmak” kitlelerin korkulu rüyası oldu, kâbusa dönüştü!..



Türkiye’nin kâbusuna dönüşen Ermeni tasarısı oyunu da bir klasik...

Her başkan azımsanmayacak sayıdaki Ermeni oyunu garantilemek için başkan olmadan önce sözler veriyor...

Başkan olunca “hayatın gerçekleri” karşısında sözlerini unutuveriyor...

Çünkü Türkiye “kaybedilmesi göze alınabilecek” bir ülke değil...   

Oylamalar Türkiye’ye karşı “o yıla özgü” güncel beklentilerle ilgili bir çıkar enstrümanı olarak kullanılıyor, hepsi bu...

Türkiye biraz diklenince başlıyor “Shake It Up Şekerim”li kıvırtmalar...

Sonra sular duruluyor, gelecek oylamaya kadar...

1915’te Osmanlı topraklarında ne olduğu kimsenin umurunda değil açıkçası, acıları çeken çekti...

Hem Ermeniler hem Türkler yıllardır, aynı 1915’te olduğu gibi, hâlâ emperyal oyunlara alet oluyor...

ABD’nin, aslında utanç verici olan, ama kendince gayet akılcı ve pragmatik bu tavrını, gerçekleri görmemekte ısrar eden uzlaşmaz “milliyetçi” komşular, yani Ermeniler ve Türkler bence fazlasıyla hakediyor...



Manga’nın seslendirdiği bu yılki Eurovision şarkımız “We Could Be The Same (Aynı Olabiliriz)”in sözleri şöyle bitiyor:

“Yeni bir sayfa açtığımı hissediyorum...
Dünyanın bir sahne olduğunu hissediyorum...
Dramın sona ereceğini düşünmüyorum...
Hiddeti bırakacaklarını düşünmüyorum...
Ama dünyanın muhteşem olabileceğini biliyorum...
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim...
Kimi ayıpladıkları önemli değil...
Onları kendi oyunlarında yenebiliriz...”

Eurovision izlerken basılma korkusuna kapılmadan ve Bülent Özveren’e bir yıl daha katlanarak, Ermenilerin ve Türklerin bu yıl bu sözlere birlikte kulak vermesi gerekiyor!



Eklenme Tarihi :2010-03-06 05:02:01) | Okunma sayisi : 598
Sayfayı YazdırArkadaşına GönderYorum Ekle
yazarın diğer yazılarını görmek için...


Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Bursa Kapalı Çarşı Küçük, Çeyrek Altın Fiyatı


Bursa'yı yenibursa farkı ile gezin!..

Hacivat Köprüsü Yıkılıyor

Dindar Değil, İnsan Olmak İstiyor!

Bir Aile Daha Sokakta Kaldı

Bir Yardım Dolandırıcılığı Daha!

Morison Süleyman Melek Kalır!


www.yenibursa.com
© Copyright 2003



| AnaSayfa | Abonelik | Arşiv | Künye | Reklam | E-Mail
| Ekonomi | Kent Haberleri | Spor | Türkiye ve Dünya | Tıp Dünyası | Magazin | Kültür Sanat | Teknoloji ve Bilim | Politika Kulisi | İlginç Haber | İlçelerden Haberler | Eğitim | Bursa Haber Arşivimiz |Bursa|Bursa Camileri | Datants | Datants computer repair |

Bu sitenin tasarım ve sistemi yenibursa.com tarafından hazırlanmıştır