|
|
Taksim’e de Camii Yapacaktı?!.
Tayyip Erdoğan halkın duygularını sömürmeye devam ediyor: “Ahh o 5’inci koğuşun dili olsa da konuşsa... Diyarbakır Cezaevi’ni kapatıyoruz. Yeni cezaevini süratle yapıyoruz, o biter bizmez Diyarbakır Cezaevi’ni yıkacağız. Orası varlığıyla sürekli bize 12 Eylül’ü hatırlatmasın.”
Erdoğan, Diyarbakırlılara Kürt aydınlarla seslendi. “Ape Musa’nın acısını, Miroğlu’nun yarasını bizler unutamayız. Şivan Perver’in Ahmet Kaya’nın hasretini görmezden gelemeyiz” diyen Erdoğan “Zılgıt da bizim horon da, halay da bizim zeybek de” dedi Erdoğan işkencelerle anılan Diyarbakır Cezaevi’ni yıkacaklarını da açıkladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstasyon Meydanı’ndaki mitinginde yakla∫ık 20 bin kişiye hitap etti. Erdoğan merakla beklenen konuşmasına Şair Ahmed Arif’le başladı. Erdoğan, “Biliyorsunuz, bizim Diyarbakır ’a ayrı bir sevdamız var. Ozan Ahmet Arif, ’Seni, baharmışın gibi düşünüyorum, Seni, Diyarbekir gibi ’ diyordu. Biz de sizi Diyarbakır kadar büyük, Türkiye kadar engin bir muhabbetle seviyoruz” dedi. “Oğlunu şehit vermiş Çorumlu annenin gözyaşı benim yüreğime akar. Oğlunu dağda çetelere kaptırmış, terör örgütüne kaptırmış, göz göre göre ölüme yollanan oğlunu kaybetmiş ananın gözyaşı benim ciğerime akar” diyen Erdoğan, özetle şunları söyledi:
‘Ape Musa’yı unutamayız’
“Ape Musa’nın, yani Musa Anter’in acısını bizler unutamayız. Orhan Miroğlu’nun yarasını bizler unutamayız. Diyarbakır Cezaevinde 7 yıl işkence gören Abdürrahim Semavi’nin çilesini bizler unutamayız. Şivan Perver’in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya’nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız. Ahmede Hani’nin aşkını, Faki Teyran’ın sevdasını bizler aklımızdan çıkaramayız. Çünkü biz bu toprakların çocuğuyuz.”
‘Zılgıt da bizim, Horon da’
“81 vilayet bizim vilayetimizdir, 73 milyon benim öz be öz kardeşimdir. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Boşnağıyla, Gürcüsüyle, Romanıyla, Arabıyla kim olursa olsun 73 milyon benim öz be öz kardeşimdir. Çünkü biz yaradılanı Yaradan’dan ötürü seviyoruz. Biz, Nurettin Zengi’nin, Kılıçarslan’ın, elbette ki Selahattin Eyyubi’nin şanlı ordusundaki neferlerin torunuyuz. Ulu Camii’nin, Behram Pa∫a Camii’nin, Şeyh Mutahhar’ın, Sipahiler Çarşısı’nın, Malabadi Köprüsü’nün, Dicle Köprüsü’nün harcında bizim kardeşliğimiz var. Zılgıt da bizim, horon da bizim, halay da bizim, Zeybek de bizim. Bizim dualarımız ortak, bizim kıblemiz bir, hepimiz aynı geleceğe yürüyoruz. 12 Eylül halk oylaması için verdiğimiz demokrasi mücadelesi de boşa gitmeyecek, Allah’a inandığım gibi inanıyorum boşa gitmeyecek. 12 Eylülde kazanan A partisi, B partisi olmayacak, 12 Eylülde kazanan millet olacak, demokrasi olacak, özgürlükler olacak.
Şiir okudum diye hapis yattım
“28 Şubat süreci milli iradeyi hiçe saydı. S iirtli kardeşlerime bir şiirle seslendiğim için cezaevinde yattım. Dört duvar arasında, umutsuzluğa hiç ama hiç kapılmadan, yeise düşmeden, milletime olan sevdamı, ülkeme olan aşkımı, hizmet tutkumu çoğalttım.”
Diyarbakır Cezaevi’ni yıkacağız
“Ahh o 5’inci koğuşun dili olsa da konuşsa... Diyarbakır Cezaevi’ni kapatıyoruz. Yeni cezaevini süratle yapıyoruz, o biter bizmez Diyarbakır Cezaevi’ni yıkacağız. Orası varlığıyla sürekli bize 12 Eylül’ü hatırlatmasın.”
53 kişiye mezar oldu
”Erdoğan’ın yıkılacağını açıkladığı Diyarbakır Cezaevi’nde Genelkurmay verilerine göre 53 kişi öldü. 14’ü kendini astı. 23’ü çeşitli hastalıklardan öldü. 7’si ölüm orucunda can verdi. 7’si ise işkencede öldürüldü. İşkence görenlerden Bayram Bozyel kitabında 5. koğuşta yaşananları şöyle anlatmıştı: “Disko” denilen işkencehanede çırılçıplak Filistin askısına asılma, cinsel organından ve serçeparmağından elektrik verilmesi, kalaslarla öldürülesiye dövülme, falakada yatırılma.
Kış soğuğunda üzerlerine basınçlı soğuk su fışkırtılan mahkûmların zatürreden ölmesi. Mahkumlar lağım çukurlarında yüzdürülmesi. Eğlence için canlı kurbağa, fare dışkısı ya da kusmuk yedirilimesi. Sidik içirilenler ve işkenceye dayanamayıp intihar edenler...” Tarım Bakanı Mehdi Eker, bir süre önce Diyarbakır Cezaevi’nin taşınması ve binasının eğitim kampüsü olması için proje hazırladığını açıklamıştı.
‘Biz bu acıları iyi biliriz’
“Bizi dışlamak istediler, bizi tecrit etmek istediler, bizi yok saydılar” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Fikirlerimizi, siyasetimizi, millete hizmet etme tarzımızı küçümsediler. Biz bu ülkede fikirlerinden dolayı mahkum edilen insanların derdini, yazı yazdığı için, konuştuğu için, fikirlerini söylediği için, şiir okuduğu için, demokrasi dediği için mahpus damlarında çürümenin nasıl bir duygu olduğunu çok iyi biliriz. İnancından dolayı, başındaki örtüden dolayı dışlanmanın ne olduğunu biz çok iyi biliriz. Üniversite kapılarında boynu bükük kalmanın ne demek olduğunu çok iyi biliriz. Bir gece yarısı, sokak ortasında ensesine kurşun sıkılarak katledilen; katilleri gecenin karanlığında kaybolup bir daha hiç ortaya çıkmayan, çıkarılmayan faili meçhullerin acısını çok iyi biliriz. Köylerin boşaltılması ne demektir biliriz. Hapisteki oğlunu ziyarete giden ama oğluyla tek kelime Kürtçe konuşamayan annenin acısını, gözyaşını biz biliriz. Hakkari’de, sabah ezanını okuduktan sonra saldırıya uğrayan ve oracıkta vefat eden, Hacı Sait Camii’nin imamı Aziz Tan’ı, onun ailesinin kederini biz biliriz.”
Kürtçe ‘Bin kez evet’ pankartı
- Erdoğan miting alanına gelmeden İstasyon Meydanı’nda BDP’nin ‘Boykot’ yazılı afişlerinin asıldığı billboardların üzeri beyaz bezlerle örtüldü.
- Alana Kürtçe ‘Erê, Erê Hezar Car Erê’ (Evet evet bin kez evet)’ afişi asıldı.
- Hava sıcaklığının 40 dereceye ula∫tığı kentte, mitinge katılanların üzerlerine sürekli soğuk buhar püskürtüldü.
- Meydanda Erdoğan fotoğrafının üzerine ‘Ölümüne evet’ yazılı dev pankart asıldı
- Sikorsky polis helikopterleri de sürekli alanın üzerinde uçuş yaptı.
- Camii çatısında çıkan keskin nişancılar da sürekli cadde ve sokakları kontrol etti.
- Erdoğan beklenirken, oruçlu oldukları için bir çok kişi fenalık geçirdi.
- İl Başkanı Baki Aksoy, vatandaşları Kürtçe selamlayarak konuşmasına başladı.
- Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ı da getirdi. Parti otobüsüyle havaalanından miting alanına giden Erdoğan’ın geçiş güzergahında olağanüstü güvenlik önlemleri alındı.
- Erdoğan, burada otobüsten çocuklara oyuncak dağıtırken, zaman zaman izdiham yaşandı.
- Miting için, Batman, Siirt ve Adıyaman ’dan gelen takviye Çevik Kuvvet ekipleriyle birlikte toplam 2750 polis görev yaptı.
Urfa’dan çöp arabası
Erdoğan ’ın 2008 yılının Ekim ayında, kente gelişinde çöpler toplanmamış, bazı esnaf ise kepenklerini açmamıştı. Dün Diyarbakır’da tüm işyerleri açık bulunurken, sabah saatlerinden itibaren Elazığ ve Şanlıurfa Belediyeleri’nden takviye edilen temizlik görevlilerin kentin dört bir yanında çöpleri topladığı, yolları yıkayıp, pırıl pırıl hale getirdiği görüldü.
|
| :: Bu Haberi Arkadaşına Gönder :: |
| Bu habere henüz yorum yapilmamis. |
|
|