HVP enfeksiyonuna dikkat

Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kutlu Teberik, genital siğil (Kondilom, HVP) konusuna dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “Virüs basit rahatsızlıkların yanı sıra kansere de yol açabiliyor” dedi.Üroloji Uzmanı...

HVP enfeksiyonuna dikkat

Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kutlu Teberik, genital siğil (Kondilom, HVP) konusuna dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “Virüs basit rahatsızlıkların yanı sıra kansere de yol açabiliyor” dedi.
Üroloji Uzmanı Op. Dr. Kutlu Teberik, cinsel yollarla bulaşan ve HVP adı verilen hastalığın mutlaka ciddiye alınması gerektiğine dikkat çekti. HVP’in ülkemizde özellikle gençlerde sıklıkla görülmeye başladığını aktaran Op. Dr. Teberik, “HPV ya da diğer adı ile genital human papillomavirus cinsel yol ile bulaşan ve genital siğil olarak bilinen kondilomların oluşmasından sorumlu olan viral bir enfeksiyon olup, mutlaka ciddiye alınmalıdır. Son yıllarda özellikle gençler arasında ülkemizde de giderek artan bir sıklıkta görülmektedir. Genital siğil şikayeti ile tedavi için başvuranlarda da önemli artışlar gözlenmektedir. Genital siğiller, HPV virüsü enfeksiyonu hem kadında hem de erkekte daha sıklıkla genital(cinsel) bölgede, makat etrafında ve nadiren de ağızda oluşur. Bu siğiller karnıbahar görünümünde, bazen tek, bazen çok sayıda, bazen toplu iğne başı kadar ufak, bazen de 4 santimetre çapına erişebilen ağrısız kitleler ve papiller oluşumlardır. Birçok virüs hastalığında olduğu gibi HPV virüsü de bir kez vücuda girdiğinde hücreler içinde yerleşir ve zaman zaman alevlenmelere yol açarak tekrarlayan enfeksiyonlar oluşturur” şeklinde konuştu.
"HPV’nin bir kişiden diğerine bulaşması için mutlaka tam bir ilişki olması gerekmez"
Dr. Kutlu Teberik, HPV’in cinsel yolla bulaşan ve en sık görülen hastalık olduğunu belirterek, “Cinsel bölgeyi enfekte eden HPV’ler temas yolu ile kolayca yayılırlar. HPV’nin bir kişiden diğerine bulaşması için mutlaka tam bir ilişki olması gerekmez. Enfekte olan cilt bölgelerinin birbiri ile teması ile de hastalık bulaşabilir. Tam bir cinsel ilişki olmadan dışarıdan “sürtünme” yolu ile gençlerde de sıklıkla bulaşabilmektedir. Virüsün kuluçka süresi değişkendir. HPV tipine göre kuluçka süresi değişir. Bazı HPV tiplerinde kuluçka süresi 1-2 ay iken, bazı HPV tiplerinde yılları bulabilmektedir. Bulaşma olduktan sonra bulgular bazen birkaç ay, bazen de birkaç yıl sonra ortaya çıkabilir. Hatta bazen virüs yıllarca hiçbir bulgu vermeden vücutta kalabilir. Hastaların büyük bir kısmında 2-6 ay içinde belirti verir. Aktif genital lezyonların varlığında bulaşıcılık en yüksektir. Siğiller ortaya çıkıp tedavi edildikten sonra yeniden siğil çıkmadan geçen dönem ne kadar uzunsa bulaştırıcılık da o oranda azalmaktadır. Kondilomların bulaşması genital HPV hastalığı taşıyan bir bireyle girilen her türlü cinsel ilişki ile bulaşabilir. Virüs, ilişki sırasında ciltte ortaya çıkan mikroskopik yırtıklar ve sıyrıklar vasıtası ile ciltten cilde temas yolu ile bulaşır. Virüsün erkek menisi içinde de saptanması vücut sıvılarının teması yolu ile de bulaşabileceğini düşündürmektedir. Kondilom ortaya çıkan bireylerin yüzde 60 ile 90’ının partnerinde de virüs olduğu saptanmıştır. Virüs bir kere vücuda girdikten sonra uzun yıllar sessiz kalabilir. Cinsel yönden aktif olan herkeste görülebilir ve bir çok cinsel aktif kişi HPV virüsü için taşıyıcı ’portör’ olabilir” ifadelerini kullandı.
"Tanı ciltte lezyonların görülmesi ile konulur"
Virüsün belirtileri konusunda bilgi veren Op. Dr. Teberik, hastalığın bir test sonucu ile öğrenilemeyeceğini aktardı. Teberik, “Kondilom tanısı konan kişilerin partnerleri de mutlaka muayene olmalı ve gerekirse genital siğil için tedavi edilmelidir. Çünkü tedavi edilmemiş bir eş enfeksiyonun sürekli yeniden bulaşmasına neden olabilir. Erkeklerde ise belirti vermeyen HPV’ nin saptanması mümkün değildir. Erkeklerdeki sessiz enfeksiyonu saptayabilecek maalesef bir test yoktur. HPV kan dolaşımına geçmediği için kanda bu virüsü saptamak mümkün değildir. Yani sanılanın aksine HPV tanısını bir kan testi ile koymak mümkün değildir ve HPV-genital siğile özgün bir kan testi incelemesi yoktur. Tanı ciltte lezyonların görülmesi ile konulur. Bu lezyonların yakılması gerekmektedir” dedi.
"En riskli dönem 17-33 yaş aralığı"
Genital siğilden korunmanın tek yolunun cinsel ilişkide bulunmamak olduğunu ve en riskli dönemin 17-33 yaş aralığı olduğunu belirten Teberik, “Teorik olarak sadece hastalık taşımadığı bilinen tek partnerle birlikte olunması halinde risk ortadan kalkıyor. Ancak bir kişinin HPV taşımadığını (HPV uyku döneminde ise) gösterebilmenin yolu maalesef yok. Cinsel yaşamı aktif kişilerin yüzde 50’sinin hayatlarının bir döneminde HPV ile karşılaştığı kabul ediliyor. HPV enfeksiyonu riski en yüksek grup, enfeksiyon cinsel aktiviteye paralellik gösterdiğinden 17-33 yaş grubu. Kadın veya erkek kondomları riski bir miktar düşürse de, ciltten geçiş açıkta kalan alanlardan da söz konusu olabileceği için bulaşmaya tamamen engel olmuyor” açıklamalarında bulundu.
“Virüs basit rahatsızlıkların yanı sıra kansere de yol açabiliyor”
Son derece bulaşıcı bir virüs olan HPV’nin aktif cinsel yaşamı olan her 4 kişiden 3’ünde görülebildiğini aktaran Op. Dr. Kutlu Teberik, sözlerine şöyle devam etti:
“Virüs, basit rahatsızlıkların yanı sıra kansere de yol açabiliyor. HPV en fazla vajinal, anal ve oral ilişki yoluyla yayılır ama enfeksiyon oluşması için cinsel ilişki olması şart değildir. HPV cilt teması ile bulaşır ve yayılır. Cinsiyeti ne olursa olsun enfekte olmuş bir kişiyle cinsel temasta bulunmak virüsün en sık görülen bulaşma şeklidir. Pek çok diğer cinsel yolla bulaşan hastalık gibi genital HPV enfeksiyonu da çoğunlukla belirti vermez.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.