Suriye Bataklığı ve Dış Politika Fiyaskosu


Halil Karaer

Halil Karaer

19 Ağustos 2017, 12:44

Genelde ‘’Arap Baharı ‘’ adı verilen küresel dizayn projesi  , özelde de Suriye krizi ilk patlak verdiğinde bu ülkenin yurtseverleri ne demişti ?

Bölgede ulusal çıkarları önceleyen , halklar ve mezhepler arası çatışmalarda doğrudan taraf olamayan  ve ülkeleri atomize edip parçalamayı hedef alan emperyal politikalara karşı ülkelerin bütünlüğünü savunana politikalar izlenmeli ….

Buna karşı yobaz-liberal ittifakı koro halinde ‘’yurtta sulh , cihanda sulh ‘’ siyasetinin artık eskidiğini , bunların artık modası geçmiş 3. Dünyacı görüşler olduğunu , dünya ve bölge değişirken  (yani yağmalanırken )bundan pay almak gerektiğini ,bunun için de daha ‘’ atak ‘’ bir dış politika izlememiz gerektiğini söylüyorlardı…

Hatırlayın , CHP ‘nin Şam ‘da Esad ‘la görüşmesi , Suriye’ nin toprak bütünlüğünü savunması  ,  Suriye ‘ nin bölünmesi halinde Türkiye ‘ nin de bölünme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı gibi görüşler , Nuray Mert ‘ lerinden tuUtn da Aslı Aydıntaşbaş ‘ na kadar liberallerce ‘’ diktatatör Esed ‘’ e destek olarak nitelendiriliyordu…

Orhan Pamuk ‘ lar , Suriyede ‘ki içindeki yüzbinlerce ‘’ ılımlı (!) ‘’  veya radikal cihatçı barındıran  Esad muhaliflerini ‘’ de ‘’ demokratik (!) ‘’ olarak adlandırıyor ve destek deklarasyonları yayımlıyorlardı….

Oysa Dış Poltika ‘ da gelinen sonuç , ülkenin birçok sorunun da olduğu gibi gene yurtseverleri haklı çıkardı…

Bakın iktidara yakın Yeni Şafak gazetesinin genel yayın yönetmeni  İbrahim Karagül Suriye politikası hakkında ne diyor :

‘’ PKK üzerinden ABD gücü kullanılıyor, PKK üzerinden Türkiye bu güçle vuruluyor. Nihai kararlar almak, nihai pozisyonlar belirlemek zorundayız. Suriye’de durduğumuz yeri yeniden tanımlamak durumundayız. Bağdat’la ilişkileri güçlendirmenin yanısıra, Şam yönetimine karşı bütün öfkemizi bastırmak, takıntılarımızdan kurtulmak zorundayız.

Burada Esed savunuculuğu yapmıyorum. Daha derin, daha kapsamlı bir şeyden söz ediyorum. Suriye’yi bir bütün olarak tutacak adımlar atmaktan, ülkenin ABD işgaline teslim edilmemesinden, parçalandığı anda Türkiye’nin parçalanma sürecinin başlatılacağından söz ediyorum. Buna şiddetle karşı çıkanların, boş hamaset dışında Türkiye’ye önerdiği hiçbir çözüm yolu yoktur! ‘’

Demek ki neymiş ?

Yol yapmakla koskoca bir kadim devleti  yönetmek apayrı şeylermiş..!

Kalın sağlıcakla…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.