41 Şubat


Seren GÜLNAZ

Seren GÜLNAZ

Okunma 14 Şubat 2016, 23:19

Twitter'da dönen, "14 Şubat'ta 14'ü ters çeviriyoruz ve yalnızlığımıza 41 kere maşallah diyoruz" sığlığını göstermeyeceğim sanırım. Benim bu cümleden bile çıkarımım; 41 tane şubatı, 41 yılı, 41 kere aynı mevsimi solumanın anlamı nasıl olurdu? diye düşünmek oldu inanın.   Bugün iki şeyden etkilendim:   İlki Ayşe Arman'ın Gülriz Sururi röportajı idi. Geriye, 87 yaşındaki bu kadına hayranlığım ve onun biraz geç, benim ise 30'umdan önce anladığıma çok sevindiğim şu cümleleri kaldı hatırımda:   "Bu yaz, Engin’e bir şey için kızdım. Kendimce küstüm yani. O ne yapsa, oralı olmuyorum filan. Neyse yukarı çıktı, yatağa yattık. O böyle, “Hadi gel barışalım” der gibisinden kolunu uzattı, “Omzuma gel” demeye getirdi. Eski Gülriz gitmezdi. Ama bugünkü Gülriz olarak düşündüm, nasıl olsa beş gün sonra gideceğim o omuza. O omuz, benim hayatta kendimi en huzurlu hissettiğim yer. Birden, “Neden vakit kaybedeyim ki?” dedim, hemen gittim sarıldım. Gençliğimde böyle değildim."   Evet benim de sırlarımdan biri bu. Ve adı gurursuzluk değil. Neyi daha çok istediğin ve seçtiğin ile alakalı. Mutluluk mu? Mutsuzluğu uzatmak mı? gibi. Şayet o omuz sizin için bunu ifade etmiyorsa, elbette gitmeyin, hatta ilişkiden gidin, en hayırlısı bu. Sözlerim size değil.   İkincisi; değerli arkadaşım Hakan Meriç, Instagram (merichakan) sayfasına bugün güzel bir not iliştirmiş. "Gerçek sevgiyi, yalansız ilişkiyi yakalayabilmişseniz eğer, bilin ki çok şanslı bir azınlığın içindesiniz." Hayatın gündelik yalanlarını değil de, sevgi yalanını hatırlattı bu bana. Ama'lar ve keşke'ler derken, iyi ki'ler geldi sonra aklıma.. "Her şeyin yalanını söyler de insan, sevgi yalanı maya tutmaz bence." diye geçirdim içimden. Sevgi dediğin yalan olmamalıydı çünkü. Kendisi ta kendisi.. Ve bir duyguyu başka bir amaç uğruna kullanmayın diyordu arkadaşım: "Paravan arkasından eş arayan insan bayağılığı.." "toplum baskısına yenik düşüp mantık evliliği ya da hormon baskısına yenik düşüp çocuk yapmak için bir ilişki.." Çok güzel tespitlerdi bunlar. Üzerine daha çok konuşulması gereken. Çünkü birliktelik iki kişilikti. Herhangi birinin bencilliği ya da amaçları diğerinin hayatını yok ediyordu, en çok da değerini, sevgisini.. Bu cümleler ile kendimi tartarken, Toplum akıllısı? kadınlarımız gibi mantık bilsem, bir doktorla 35-40 yaşından sonra evlenirdim herhalde dedim. Doktor yakınları ne demek istediğimi çok iyi anlamıştır, biliyorum. Hormon baskısı diye bir şey hiç hissetmedim. Çünkü Tanrıça değilim ve elimde ben yarattım diyebileceğim tek kozum, masum bir bebek olmadı hiç. Hormon baskısından ziyade, sınıfsal bir 'doğurmaya mecburum' psikolojisi olduğunu bildiğimizden yazıyorum bunu. Çünkü tıpkı evlilik gibi, anne olmak da bizi madden, toplumsal ya da sosyal olarak zirveye taşımaz. Bu büyük bir sorumluluktur, içinde ruhsal ve duygusal öğeler taşır. Bu sebeptendir ki ben, sadece sevgi ile bir canlıyı doğurabilirim. Doğrusu şu ki, ben şanslı azınlıktanım. Masum zamanların ilişkileriyiz biz. Başlarına ne gelmiş olursa olsun, nerede görsen anlarsın "sadece sevmekle" başlayan ilişkileri.. aksi şu an o kadar çok ki, onu da başka bir yazıya konu edebilecek kadar yoğun. Bundan sebep şu soruya uzun bir cevap verebilirim: N'oluyor biliyor musun? Düşmesi oluyor, kalkması oluyor. İnsanız, bu uzun bir zaman dilimi. Birlikte yaşlanırken her yaşın hatası, olgunlaşması gereken tarafları oluyor. Aksilikler, yılgınlıklar, zorluklar, aklına gelebilecek bir çok sey.. İlişkini hayatta ve ayakta tutan şey; varlığı, nefesi ve yol arkadaşlığı.. Bıkmadığı, kulp takmadığı, aksine sebep aramadığı istikrarlı sevgisi oluyor. Çemberin dışında çok sey var; yaşıyoruz, yapıyoruz, saçmalıyoruz. Ama çemberin içi-özü saf, yalın, değerli ise; tüm olası ikilemlerde tercihin her zaman o oluyor. İşte bu hayatın en güzel armağanı. Yapay kalplere, güllere inat; basit ve özenti dolu fotoğraflara, anında soyadı değişikliğine, yani mental desteğe ihtiyaç duyurmayacak kadar ruhsal dolu. Yapıyorsan da illa olacak diye değil, akışında olan o anlar ile dolu. Hem ne demiş şair: "dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey" Sevmekle başlayın. Sevgilerimle  
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.