AK Parti’nin kimyasını bozan adam!


Mehmet Ali Yılmaz

Mehmet Ali Yılmaz

10 Mayıs 2019, 20:45

Adı: Deniz
 
Soyadı: Üzülmez
 
Kendisini “Araştırmacı, Gazeteci, Yazar, Danışman, Siyaset Bilimci ve Sosyal Bilgilendirme” uzmanı diye tanımlıyor.
 
Kamuoyu O’nu “Ar-Ge Deniz” olarak tanıyor.


 
Sosyal medyayı ve akıllı cep telefonunun getirdiği nimetleri  son derece etkin bir şekilde kullanıyor Deniz Üzülmez.
 
Fakat biraz fazlaca kullanıyor!
 
Gün geçmiyor ki ben de dahil binlerce insanın telefonlarına bir mesaj göndermesin!
 
Sedat Yalçın döneminde bir vakitler AK Parti Bursa İl Yönetimi Deniz Üzülmez’i savcılığa bu yüzden şikayet etmiş, hakkında tam 53 adet dava açılmıştı.
 
Gerekçe?
 
“Genel seçimler öncesinde parti üst düzey yöneticilerini, milletvekillerini ve teşkilat mensuplarını gönderdiği mesajlarla taciz etmek ve partililerin motivasyonlarını bozmak!..” 
 
Hatta bir ara öyle bir boyuta geldi ki iş, kimyası bozulan parti yöneticileri üyelikten bile çıkardılar bunu!
 
Bir süre uslu durdu Deniz Üzülmez ancak, huylu huyundan geçer mi hiç?
 
Sonra gene başladı mesajlara fakat, bu sefer eleştiriden ziyade öneri niteliğinde yazılar yolladı her tarafa.
 
Geçenlerde bir akşam telefonum arka arkaya tam 18 kez titreyip de kendine gelemeyince “N’oluyor? Bi yerlerde deprem mi yaşandı yoksa” diye düşünüp baktım hemen?
 
Kim olacak?
 
Deniz tabii ki!
 
Bursa’nın yeni Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a bazı tavsiyelerde bulunmuş Üzülmez.
 
Hoş sözler!
 
Osmangazi’nin, oğlu Orhangazi’ye vasiyeti tadında Ar-Ge Deniz’in yazdıkları.
 
Bir kısmını sizlerle de paylaşıyorum bu gün:
 
“Sayın Başkanım, Alinur Aktaş ağabeyim,
İmzan ve yetkin altındaki tüm alanlarda denetime önem ver.
Sonra bunların icraatını da takip et, arkalarından vefa sahibi ve doğruluktan ayrılmayan gözcüler gönder. 
Zira onların işleri nasıl gördüklerini böylece gizlice öğrenmen, onların emaneti muhafazalarına ve halka güzel bir şekildemuamelelerine sebep olur.
Yardımcılarına karşı da ihtiyatlı bulun. 
Şayet içlerinden olur da yakın geçmişindeki akçeli işlerle tefecilik, tüfecilik gibi (!) Bursa iş dünyasında düne kadar hakkında iyi şeyler söylenmeyen türden kişiler varsa onlara dikkat et!
Olur da biri elini hıyanete uzatır ve gözcülerinin vereceği haberler de onun bu hıyanetini doğrularsa, şehadetin bu kadarını kâfi görerek, onun hak ettiği cezayı bedeni üzerinde uygularsın. 
Bu hıyaneti ile topladığı malı elinden alır, kendisini de zillet mevkiine diker; alnına hıyanet damgasını vurur, boynuna suçluluk halkasını geçirirsin.
Sayın Başkanım,
Alinur Aktaş ağabeyim,
Yakınındaki memurlarının haline de iyice dikkat et.
Muammer Güler, Egemen Bağış, Erdoğan Bayraktar, Zafer Çağlayan’dan ibret al.
Alinur Aktaş ağabeyim,
İşlerine en iyilerini getir, hususiyle tertibatını, sırlarını tevdi edeceğin, yazılarını yazdıracağın adamları, özellikle cep telefonuna bakan en yakınındakileri öyle seç ki, soyu temiz, sütü temiz, ahlâkı düzgün olsun. 
Gördüğü itibarla şımarıp başkalarının yanında sana karşı gelmeye cüret edenlerden(!) olmasın. 
Senin lehine bulduğu bir akdi (muameleleri) sağlam tutsun, aleyhinde bulduğunu da çözmek hususunda zaaf göstermesin.
Kendisine yüklenen görevler dolayısıyla nasıl bir mevkide olduğundan, asla habersiz bulunmasın. 
Şayet memurların hatasını görür de aldırmazsan, kendin utanacak ve ayıplanacak bir duruma düşersin.
Hazreti Hamza Efendimizin izinde olan
Sayın Alinur Aktaş Ağabeyim,
İnsanlar arasında  hükmedecek ekibini seçerken ahlakça 
En Değerli olanları seç. 
Onları sevgin ya da eğiliminden dolayı yalakalardan yağdanlıklardan seçme.
Deneyip, durumlarını öğrendikten sonra görevlendirmeler yap.
Onlara gerektiği kadar değer ver.
Bu davranış, hallerini düzeltmeleri ve elleri altındaki mallara göz dikmemeleri için bir destektir. 
Hazreti Ömer Efendimizin izinde olan,
Sayın Alinur Aktaş Ağabeyim…
Bir de sadık ve kanaatkar adamları kendine sırdaş edin.
Eğer bunlar seni alkışlamazlar ve yapmadığın birtakım işleri sana isnat ile keyfini getirmezlerse, bunu da anlayışla karşıla.
Zira alkışa ve yersiz övgüye müsamaha etmek, insanı büyüklenmeye sevk eder ve kibre yaklaştırır.
Sakın yalaka, dalkavuk tipler senin yanında olmasın.
Sayın Alinur Aktaş Başkanım…
Seçeceğin kişiye senin yanında öyle bir mevki ver ki, sana yakın olanlardan hiçbirisi, o makama göz dikemesin ve o zevat başkalarının sana gelip de, kendilerine karşı hainlik edemeyeceklerinden emin olsunlar. 
Bu hususta gayet dikkatli bulunmalısın. 
Çünkü bu din, kötü adamların elinde esir oldu, onun namına istenilen yapılıyor ve onunla dünya elde edilmeye uğraşılıyor.
Hazreti Hamza Efendimizin izinde olan,
Sayın Alinur Aktaş ağabeyim…
Belediyende İmza atıp yetkin dahilinde Tayin edeceğin diğer memurlar konusunda da dikkatli ol, çünkü en çok menfaat düşkünü kimseler, şahsi çıkarları için bu görevlere haristirler.
BURFAŞ, BURBAK, TARİM AŞ, BİNTED, BUSKİ, RUHSAT  VE İMAR BUYUKSEHİR İSTİRAKİ OLAN
(BİD) BİRİMLERİNDE…

Sakın şahsi yakınlık veya tesir altında kalarak hiçbir kimseye vazife tevdi etme.
Çünkü bencillik ve tarafgirlik, zulüm ve hıyanete götüren iki sebeptir.
Bu işler için, iyi halleri ile bilinen ailelerden gelen, iyi yetişmiş, tecrübeli, hâyâ sahibi, İslam’a hizmeti geçmiş kimseleri araştır. 
Zira ahlâkı en dürüst; namus ve şerefi en sağlam olanlar, tamahın cazibesine en az kapılır ve işlerin varacağı neticeleri en isabetli şekilde götürürler. 
Bunların geçimlerini de geniş bir surette temin et. 
Çünkü bu tutumun, kendilerini iyiliğe sevk etme hususunda kuvvetli bir destek olacağı gibi, elleri altındaki şeylere tenezzül etmekten de o sayede uzak kalırlar. 
Ayrıca, şayet emirlerine karşı gelir veyahut emaneti sakatlarlarsa, bu, senin onlara karşı kullanacağın bir delil olur.
Sayın Alinur Aktaş Ağabeyim,
Şecaat sahibi ve yüksek meziyet sahibi kimselere iltifat et. 
Kimsesizlerin kimsesi,
mazlumların Sesi,
Sayın Alinur Aktaş Ağabeyim…

Hele alt kesimdeki, her türlü çareden mahrum fakirler ve çaresizlerle felaketzedeler, kötürümler hakkında Allah’tan korkmalı, hem de çok korkmalısın. 
Bu kesimde halini söyleyen de var, söyleyemeyen de. 
Allah’ın bunlara ait olmak üzere, korunması için seni görevlendirdiği hakkı çok iyi koru. 
Oradakilere Beytülmâlinden (hazinenden) bir hisse, başka yerlerde bulunanlara da her memleketin fakir Müslümanlara mahsus gelirinden birer hisse ayır. 
Çünkü en uzaktakilerin de, en yakındakiler gibi hakları mevcuttur. Cümlesinin hakkını gözetmek ise, sana emanet edilen bir vazifedir.
Sakın halkından uzun müddet uzak veya saklı durma. 
Hazreti Hamza Efendimizin izinde olan Sayın Alinur Aktaş Ağabeyim…
İhtiyaç sahipleri için sırf kendileriyle meşgul olacağın bir zaman ve mekân ayır ve hepsiyle beraber otur da, seni yaratan Allah’ın rızasını celp edecek bir tevazu göster. 
Hiddetine, gazabına (öfkene), eline ve diline hakim ol.
Sayın Alinur Aktaş…
Yakınlarına Dikkat Et!
Etrafındakilerden, ileri gelenlerinden ve akrabandan hiç birine katiyen toprak (devlet elindeki bütün imkânlardan yararlanma hakkı) verme ve bunlardan hiçbiri senden cesaret alıp da, müşterek şu yahut müşterek diğer bir iş tutarak, etrafındakilere zarar verecek ve zahmeti başkalarına yükletecek surette zahire biriktirmeye katiyen tamah edemesinler. 
Eğer has adamların ve yakınlarından biri yasaları çiğnemiş ise, senin için ne kadar güç olursa olsun, cezasını eksiksiz icra et. 
Bu hususta sabır, sebat ve dikkat göster ve davranışın sonunu gözet. Çünkü bunun sonu hayırdır.
Sakın kendini beğenme. 
Sakın nefsinin sana hoş gelen cihetlerine güvenme. 
Sakın yüzüne karşı övülmeyi isteme. 
Sonra sakın halkına yaptığın iyilikleri, onların başına kakma; yahut yaptığın işleri mübalağalı gösterme; yahut kendilerine verdiğin sözden dönme. 
Çünkü başa kakma, iyiliği bitirir; mübalağa hakikati söndürür; sözden dönme ise Allah Teala’nın da, halkın da nefretini celp eder. 
Görevlendirdiğin kimselerin açığa çıkmış kötülüklerine karşı, senden beklenen hareketten habersizmiş gibi davranma. Aksi takdirde, başkasının yerine sen cezaya maruz kalırsın. 
Dua eder Dua beklerim.
Duam belli duyan belli.
Sayın Alinur Aktaş Ağabeyim…
Artık Cenab-ı Hakk’ın geniş rahmetinden ve bütün istekleri kuşatmış olan azamet ve kudretinden dilerim ki, rızayı ilâhisivechiyle kulları arasında güzel bir övgü ve ülkeler içerisinde en iyi eserler kurabilmek için, gücümüzün yettiği kadar çalışmaya seni de, beni de muvaffak kılsın. 
Hakkımızdaki nimetini tamamlasın ve bize olan ikramlarını kat kat artırıp sana da, bana da saadetle ve şehadetle can vermeyi muvaffak ve kolay eylesin.”
 
Deniz Üzülmez

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.