Bir görme engellinin büyük azmi


Mehmet Ali Yılmaz

Mehmet Ali Yılmaz

10 Mayıs 2019, 20:30

1957 yılında Balıkesir’de doğdu.
 
Bir memur ailesinin en küçük bireyiydi.
 
İlk orta ve lise öğrenimlerini Bursa’da tamamladı.
 
Hepimiz gibi görerek başladığı yaşamının 20’li yaşlarına geldiği vakit retina sorunları nedeniyle gözleri görmemeye başladı.
 
Ve daha sonra tamamen kör oldu Necdet Turhan.
 


O vaziyette Ortadoğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü kazandı.
 
1994 yılında tamamladığı üniversiteden “şeref öğrencisi” derecesiyle mezun oldu.
 
Bir de hobisi vardı Turhan’ın:
 
“Dağcılık ve atletizm.”
 
ODTÜ Dağcılık Kolu’nda başlayan bu merakını tüm yaşamı boyunca hiç usanmadan sürdürdü.
 
Yirmi yıllık hizmet dönemini görmek istemeyenler soruyorlar ya hani, “Mustafa Bozbey Nilüfer’de ne yaptı” diye?
 
Onca yatırım ve çalışma bir yana, hiçbir şey yapmasa bile “insana dokundu” Mustafa Bozbey; insanların yaşama tutunmasına ön ayak oldu.
 
Gözleri görmeyen Necdet Turan’ı işe aldı örneğin.
 
Nilüfer Kent Konseyi’nde Engelliler Komisyonu sorumlusu olarak uzun yıllar boyunca çalıştı Turan.
 
Bu arada Nilüfer Belediyesi onun sportif çalışmalarına da destek oldu.
 
Bir düşü vardı görme engelli sporcu Necdet Turan’ın, 5 kıtada 5 büyük dağın zirvesine tırmanacaktı.
 
2002 yılından başlayarak antrenörü ve dağ kılavuzu Nevzat Öntaş’la birlikte çıktılar yola.
 
En son 2017 Mart ayında Avustralya’da son etkinliği olan Kosciusko zirve tırmanışıyla projeyi tamamladılar.
 
Etkinlik, Amerika’da yaşayan Türklerin 2003 yılında oluşturduğu Bridge To Türkiye (BTF) Derneği tarafından bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında koordine edilip desteklendi.
 
Ayrıca Kosciuszko tırmanışı vesilesiyle ve yine BTF organizasyonuyla ODTÜ’de okuyan beş engelli öğrenciye burs verildi ve 16 kör okuluna Braille edebiyat kaynak kitap setleri dağıtıldı.
 
Daha sonraki yıllarda Nilüfer Belediyesi’nden emekli oldu Necdet Turhan; ömür boyu düzenli geliri garanti altındaydı artık.
 
Bilmem kaçınız farkında?
 
Şu sıralar televizyon ekranlarında Türk Hava Yolları’nın “Zirve” adı verilen bir reklam filmi oynuyor.
 
Film görme engelli dağcı Necdet Turhan’ın yaklaşık 4 bin 810 metre yüksekliğindeki Mont Blanc dağının zirvesine doğru yaptığı tırmanış görüntüleriyle devam ediyor.
 
Sonra da Turhan’ın Türk bayrağını zirvede dalgalandırması ve Türk Hava Yolları uçağı siluetinin gözlüğüne yansıması esnasında “Bu bayrağı zirveye taşımak için hiçbir engel tanımayanlar birbirlerini nerede olsa tanırlar” cümlesi ile son buluyor.
 
Nitekim çekimlerden sonra kendisine düşüncesi sorulan hemşehrimiz  “Türk Hava Yolları’nın projesi bana iletildiğinde çok büyük bir heyecan duydum. Milli Bayrak Taşıyıcı havayolumuz ile aynı bayrağı zirvelere taşımak için tırmanmak ve aynı projede yer almaktan dolayı gururluyum” diye konuşacaktır.
 
Aynı şehirde yaşayan biri olarak Necdet Turan’la ben de bir kez daha gurur duydum.
 
Hayatın zorlukları ve karşılaşılan sorunlar bazen aşırı derecede bunaltıyor insanı.
 
İşte o vakitler Necdet gibilerinin azmi, hiç yakınmadan yürüttükleri dev mücadeleleri bir deniz feneri gibi aydınlatıp, umut dolduruyor insanın içine.
 
İyi ki varsın Necdet Turan, yolun daima açık olsun.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.