Bir kültür merkezi: Tuzpazarı


Raif KAPLANOĞLU

Raif KAPLANOĞLU

Okunma 30 Ocak 2014, 18:41

Uzunçarşı’dan Kayhan’a doğru giderken, sıra dükkânların içersinde, sağa doğru bir aralık var, mağara gibi. Çok eski Bursalıların bile zor farkedeceği bir aralık. Yıllar önce, sırf merakımdan, önümdeki elbiseleri yararak girmiştim bu aralığa, bir zaman tünelinden geçer gibi. Sanki asırlar önceden kalmış bir mekân, hatta zamanın yaşandığı bir yer; Tuz Hanı... Zamanında Bursa tuzlarının satıldığı han, yakın zamanda büyük ölçüde tahrip görmesine rağmen yine de Bursa’nın en otantik mekânı bence. Bursa’nın en ufak ve en şirin hanı... Hanın tam karşısındaki hücrenin önünde bir tabela: “Hattat Haris Öncel...” Neredeyse bir tona yaklaşan demir kapısının arkasında, yaşlı iki Bursalı karşılar sizi; Hattat Haris Bey ile ağabeyi. Ömürlerinin büyük bölümünü geçirdiği çarşıda hâlâ çalışıyor Haris Öncel. 1945 yılından beri esnaflık yapan, Bursa’nın son hattatı... İçeri girdiğinizde 1940’lı yıllarda yaptığı eski Bursa resimleri, ya da müşterisini bekleyen: “Bu da geçer ya hu!..” hat yazısı karşılar sizi. Sıktığınız elin, hattatlığa adanmış bir bedenin önemli bir uzvu olduğunu düşünürsünüz önce. Sonra da, ufacık han odasının havası etkiler sizi, dalar gidersiniz. Önceleri Sahaflar Çarşısı’ndaydı dükkânı, yangınla birlikte birçok orijinal resmini ve hattını yitirmiş Haris Bey. Hocası Hamdi Doğuş eski bir nakkaş; mezar taşları ve değirmen taşı nakşedermiş. Kendisiyle yaşıt Yakup Usta da, çok usta bir nakkaştı, çoktan göçmüş bu dünyadan. Ustalarından Hattat Sami ise, Bursa’nın son asırda yaşamış en ünlü hattatı imiş; derler ki, bir pirinç tanesi üzerine besmele yazmış... Hattatlar, Sahaflar Çarşısı ile Tuzpazarı’nda idi önceleri. Belgelerden, Tuzpazarı ve çevresinin bir kültür merkezi idi. Birçok hattat da Tuzpazarı’nda yetişmişti. Tuzpazarı Camii imamı, cerrah, süslemeci ve hattat Ali Efendi, İbrahim Efendi, Tuzpazarı imamı olarak ünlenen ressam, hattat ve nakkaş Mustafa Efendi (öl. 1744), Bursa’da sayısız öğrenci yetiştirmişti. Cumhuriyet döneminde bile Tuzpazarı hattatlığın ve sanatın merkezi olmayı sürdürür. Ressam-hattat Mustafa Tezmen’in Tuzparı’nda atölye açtığını görüyoruz. (Hacı Ağa, 19 Ocak 1948) Hattat Haris Usta, Bursa’nın son hattatı. Mesleğini sürdürecek bir öğrencisi yok çünkü. Ama Bursa son yıllarda çok iyi bir nakış ustası yetiştirdi. Cumhuriyet döneminde Bursa’nın yetiştirdiği en önemli nakış ustası, bugün Osman Gazi Türbesi’nin restorasyonunu yapan Zafer (Karazeybek) Usta’dır. Becerisi ve ustalığını kanıtlamış Zafer Hoca, Osman Gazi Türbesi’nde harikalar yaratıyor. Umarız Zafer Usta yeni öğrenciler yetiştirir de, tarihi eserlerimiz mimar ve müteahhitlerin eline kalmaz...
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.