CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş oyunu HDP’ye mi verdi?


Mehmet Ali Yılmaz

Mehmet Ali Yılmaz

07 Temmuz 2018, 16:55

Henüz Cumhurbaşkanı adaylığı filan gündemde değil…

Artık adı iyice Yalova’yla özdeşleşmiş Muharrem İnce’yi oradan uzaklaştırmak isteyen CHP genel merkez yöneticileri bu potansiyel genel başkan adayını Bursa’ya kaydırmak istiyorlar…

Partinin teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı Tekin Bingöl, Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş’u arıyor telefonla ve ona bu niyetlerinden söz ediyor.

Ne yanıt veriyor Hüseyin Akkuş biliyor musunuz?

“Muharrem İnce” diyor, “bırakın Bursa’yı, bence Türkiye’nin hiçbir yerinde siyaset yapmaması, yaptırılmaması  gereken bir insan! Teklifinizi kesinlikle reddediyorum. Ben onu bırakın listenin birinci sırasına, Bursa il sınırlarından bile içeriye sokmam!..”

Akkuş’un İnce hakkındaki fikirlerini kendi partilileriyle de paylaştığı, O’ndan “Bomboş bir adam” diye söz ettiği siyaset kulislerinde konuşuluyor zaten de genel merkez yöneticilerine de  böylesi bir çıkışta bulunması hayli şaşırtıcı!

Şimdi burada şöyle bir soru çıkıyor ortaya:

“Acaba başta CHP Bursa İl Başkanı Hüseyin Akkuş ve İl yönetim kurulundaki yürütme heyeti üyesi arkadaşları kendi partisi tarafından Cumhurbaşkanlığına aday gösterilen Muharrem İnce’ye yapılan seçimde oy verdiler mi?..”

Ben hiç ama hiç sanmıyorum!

İnce hakkında bu sözleri sarf eden biri hiç ona oy verir mi?

O halde tercihini HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş’tan yana kullanmış olabilir mi CHP Bursa İl Başkanı?

Eğer “adamsa” çıkıp kime oy verdiğini kendisi açıklayacak?!.

Hüseyin Akkuş 1980 öncesinde Kürtçü politika güden solcu bir yapılanmayı benimsiyordu.

Aynı topun kumaşı bir grup arkadaşıyla birlikte “dayanışma” amacıyla yakın zaman önce bir de dernek kurdular Bursa’da.

Ve hala o derneğin pek çok üyesi seçim günleri gelip çattığında eski alışkanlıkları gereği sandığa gidip Kürtçülük yapan partilere verirler oylarını.

Soru net:

“Hüseyin Akkuş “evet” mührünü Muharrem İnce’ye mi yoksa, Selahattin Demirtaş’a mı bastı?..”

Eğer Atatürk bu gün sağ olsaydı bunların tümünü İstiklal Mahkemelerine gönderirdi de “faşist” sayılırdı alayının gözünde!

Sadece dramatik değil, “komik” olaylar da yaşanıyor Cumhuriyet Halk Partisi’nde.

Malum, en büyük hobisi her seçimde profesyonel biçimde CHP milletvekili adaylığı olan Tıkandı Mustafa (Şenyurt) bu seçimde de 3’ncü sıraya konulunca hemen önünde bulunan Bal Göç Eski Genel Başkanı Yüksel Özkan Ankara’ya gitti ama Mustafa Şenyurt ne yazık ki Gölbaşı’nı geçemedi yine!

Seçim sonunda CHP’li Bursa Milletvekili Erkan Aydın bir yerlerde “Parti Mustafa Şenyurt’u iyi ki 1’nci sıraya koymadı yoksa, barajı da aşamazdık” diye dalga geçince bu Şenyurt’un kulağına gidiyor ve yeniden aday olabilmek için seçimin ertesi günü tekrar soteye yatan adamda şeker de fırlıyor, tansiyon da!..

Yer: CHP Bursa İl binası.

Milletvekili adayları, parti yöneticileri seçim sonuçlarını değerlendiriyorlar…

Söz alıyor Mustafa Şenyurt…

Hüseyin Akkuş’un “Ben söz verdim” diyerek siyasete iğne ucu kadar bile katkısı olmamış Yüksel Özkan’ı kendisinin önüne, milletvekili listesinin 2’nci sırasına koymasına atıfta bulunarak “Adamı getirdiniz, ‘arkasında 450 bin oyu var’ diyerek oraya koydunuz. N’oldu? O bölgede oy düştü oy! Partinin öz evlatlarına ihanet ettiniz siz…” diyor!

“………….!”

Mustafa Şenyurt işte tam bu noktada kıpkırmızı kesilip küt diye bayılır!

Ne şehittir ne gazi, adam milletvekilliği uğruna olacak Niyazi!

Şenyurt’a ilk müdahaleyi kim yapar biliyor musunuz?

Kadere bakın ki o an orada bulunan eleştirdiği kişi Doktor Yüksel Özkan!

İşte tam o sırada Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Mehtap Bilgin atılır Mustafa Şenyurt’a doğru haykırarak:

“Yediniz adamın başını, yediniz adamın başını!..”

Ortalık birden bire karışır da…

İlerleyen dakikalarda daha da karışacaktır çünkü, az sonra başlayacak ilçe başkanları toplantısında yapılan konuşmaları  aralarından biri telefonuna kaydedecek ve olduğu gibi Olay Gazetesi Yazarı Mustafa Özdal’a sızdıracaktır!

Bunu yapan Mehtap değil, onu peşinen söyleyeyim, Mehtap Bilgin Şenyurt’la birlikte “Yediniz adamın başını” diye bağırarak hastaneye gidenlerin arasındadır!

Ses kayıt meselesinin zanlılarıysa Osmangazi İlçe Eski başkanı birahaneci kısmetsiz İsmet’e (Karaca) yakın Karacabey, Mudanya ve Mustafakemalpaşa ilçe başkanları olarak görülüyor.

Ha! Bu arada aynı ekip Hüseyin Akkuş istifa etmezse eğer, aralarında imza toplayıp Avukat Turgut Özkan’ı aday göstermeye hazırlanıyorlarmış, Ankara’ya giderek!

Her ikisi de koltuklarına yapışmış vaziyette…

CHP’nin genel başkanına bak, Bursa İl Başkanını al!

Akkuş’a ve İl yürütme kurulu üyelerine göre göre seçim yenilgisinin sorumlusu ilçe başkanlarıymış; onlar çalışmadıkları için oylar düşmüşmüş.

İl Sekreteri Erol Gülmez gibi gözünü Nilüfer Belediyesi’ne dikmiş kimi uyanıklara göreyse eğer istifa etmesi gereken biri varsa o da Hüseyin Akkuş’muş!

Akkuş tek başına istifa edip ayrılmalı, kendileri göreve devam etmeli, aralarından Özgür Şahin İl Başkanı seçilerek bu dümen sürmeliymiş!

Peki ne konuşulmuş ilçe başkanları toplantısında?

Orası daha da komik!

Parti Recep Tayyip Erdoğan’dan bir kez daha sopayı yemiş…

Ele güne yine rezil olunmuş…

Ana muhalefette oylar artacağına daha da erimiş…

Bunun nedenleri konuşulup çözüm aranacağına Karacabey, Mudanya ve Mustafakemalpaşa ilçe başkanları ortaya hangi sorunu atsalar beğenirsiniz?

“Ne olacak bu nam-ı diğer partili Pelin Pelerin’in (Çırpan) sosyal medya paylaşımları?..”

Osmanlı gülleleri İstanbul surlarını döverken “Melekler erkek mi yoksa dişi mi” diye tartışan Ortodoks papazlara dönmüş CHP’liler!

Ana gündem konusu: “Pelin Çırpan’ın partiden ihraç edilmesi!..”

Bu nasıl bir rezalettir, nasıl bir utanmazlıktır böyle?

Genel başkanına bak, ilçe başkanını al!

Adam tam 9 sefer sopa yemiş Erdoğan’dan, kalkıp orayı terk etmek yerine kendisini eleştirenleri “partiden atmakla” tehdit ediyor, hiç olacak şey mi?!.

Cumhurbaşkanına tam olarak katılıyorum…

Artık zamanı geldi de geçiyor.

CHP’liler hesap sormalı bunlardan!

DiP NOT: Bu yazının yayımlanmasından tam 3 dakika sonra Avukat Turgut Özkan aradı. Hemen birileri kendisini aramış, makalemden haberdar etmiş. Valla pes doğrusu! Özkan, "İmza olayıyla ilgili en ufak bir bilgisinin olmadığını, sadece olayları uzaktan izlediğini" anlattı. Okura duyduğum saygı nedeniyle sizinle de paylaşıyorum.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.