Donald Trump ve sonrası


Halil Karaer

Halil Karaer

22 Ocak 2017, 13:44

Donald Trump , birçok dezavantajıyla girdiği ABD Başkanlık seçilmiş yarışını .kimilerine göre

 ‘’ sürpriz ‘’ yaparak ( bana göre değil ! ) kazandı…

Bu başarının elbette multifaktöryal bir sürü nedeni var …

Bu nedenlerden iç politikaya ilişkin en başat olanı ise Amerikan ‘’ ulusal sanayii’’ nin alarm veriyor olması hatta bazı sektörlerde ( otomotiv gibi ) çökme noktasına gelmesi…

Amerikan otomotiv endüstrisinin kalbi sayılan Detroit ‘ in sektördeki daralmaya koşut olarak adeta ‘’hayalet kent ‘’ e dönüşmesi çok dramatik bir örnektir ….

Ekonomideki bu daralmaya paralel milyonların ‘’ işsizler ordusu ‘’na katılması ,  genel olarak finanas – bilişim sermayesinin sözcülüğünü yapan Obama yönetimdeki Demokrat ‘lara karşı geleneksel endüstrinin sermayedarları  ve çalışanlarında bir tepki biriktirmişti…

İşte biriken bu tepkiler ,  Trump ‘ ın en belirleyici ‘’ oy manivelaları ‘’ haline dönüştü…

Sonra Rusya faktöründen bahsedilir oldu ( Bence bu konu çok abartıldı )

Ama bence en az bu ‘’ sosyo ekonomik ‘’ zemin kadar önemli bir belirleyen , uzunca süren Amerikan seçim kampanya süreci göz  önüne alınırsa ‘’ son anda ‘’ diyebileceğimiz bir zamanda devreye girdi…

İsrail..!

Evet ,  bölgeye ilişkin jeo-stratejik planları açısından Obama yönetimi ile  belli bir süredir arası nahoş olan İsrail , ABD ‘deki çok etkili lobileriyle deyim yerindeyse ABD seçimlerine ‘’ abandı…’’

İlginçtir ,   geleneksel olarak ABD ‘ deki Yahudi toplumu oy tercihlerinde Demokratlar ‘ ı tercih ederken, , lobisel güçteki Yahudi kurumları Cumhuriyetçi ‘lerle çalışmayı yeğlerler…

Malumunuzdur ,  İsrail ‘in bölgeye ilişkin stratejisinin en başat unsuru Irak ve Suriye ulus devletlerinin parçalanması , kronik bir istikrarsızlık üretecek ‘’ devletçik ‘’ düzeyindeki yönetimlerin iş başına gelmesidir…

Bölgedeki İŞİD ‘ varlığı , bu ‘’ istikrarsızlık ‘’ ı besleyen bir dinamik olmasıyla ilintilidir…

İkicisi ise , Irak ve Suriye ‘ nin kuzey hattında ( sonrasında bir devletçik olması düşünülen ) bir ‘’ Kürt koridoru ‘’ nun oluşturulmasıdır…

Bir sonraki adımı da tahmin etmişsinizdir herhalde..!

Trump ‘ın İsrail ‘in bu politikalarını destekleyeceği , ‘’ yerel unsurlar ‘’ la iş tutmanın teorisyeni ve pratisyenlerinin başında gelen bir isim olan General Mattis ‘in , Trump yönetiminin Savunma Bakanlığı’na  getirilmesinden de anlaşılabilir…

Bölgeye ilişkin dış politik öngörüsüzlüklerinin ( Çuvallamalarının mı demeliydim acaba ? ) Trump ‘ın gelişiyle telafi beklentisine giren ‘’ bizimkiler ‘’ i burada da bir sürpriz bekliyor olabilir…

Peki ne yapmalıyız ?

Öncelikle haddimizi bilmeliyiz….

Bölgede başımıza gelen birçok musibetin altında bu ‘’had bilmemek ‘’ olduğunu hiç unutmayacaksınız...

Sonrasında , hiçbir ideolojik , dinsel ,mezhepsel…vs angajmana girmeden tanımlamanın tam anlamıyla ‘’ çok yönlü ‘’ bir dış politika izleyeceksiniz…

Tüm bunları yaparken de en çok ‘’ yalayan ‘’ değil ,  en ‘’ işinin ehli ‘’ personelle çalışacaksınız….

Ama belki bunlardan da önemlisi ‘’ iç ‘’ te  ,toplumsal mutabakatınızı sağlayacak şekilde demokratik kurum ve geleneklerinizi işleteceksiniz…

Bütün bunlar yapılabildiğinde Türkiye ‘nin önünde hala çok önemli koz ve fırsatların olduğunu göreceksiniz….

Ha , hiçbir şey bilmiyorsanız taklit edin , derler…

Bakın BÜYÜK KURTARICI ‘’ ,   dış politika bürokratlarına edata bir ‘’ vasiyet ‘’ niteliği taşıyan nasihatında ne diyor :

‘’ 1-Ruslar ‘ la aranızız bozmayın ,

2- Araplar ‘ ın iç işlerine karışmayın ,

3-Kolonyalistler ( emperyalistler ) ile ilişkilerinizde dikkatli olun…! ‘’

Her politikacı , ‘’ devlet adamı ‘’ olamaz  ; her devlet adamı da ‘’ DEHA ‘’ olamaz…

ATATÜRK ,her üç vasfı da kendinde taşıyan dünyadaki ender liderlerden biridir..!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.