Osmangazi Köprüsü batırdı

AKP iktidarının çılgın projeler sloganı ile hayata geçirdiği projeler, 16 yıllık dönemde tartışma konusu olurken krizle birlikte farklı sorun olarak tekrar halkın önüne çıkıyor.

Osmangazi Köprüsü batırdı

Kamu-özel sektör işbirliği ile hayata geçirilen milyarlarca liralık projelerin teker teker el değiştirmesi dikkat çekiyor. Osmangazi Köprüsü’nün satışa çıkarılması için harekete geçilmesi ve 3'üncü havalimanında hisse yapısının değişmesi gibi gelişmeler, en ciddi örneklerden. 

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’ın haberine göre, milyarlarca dolarlık kredi yükünün altına giren şirketlerin 'nakit darboğazı'na girdiği yorumu yapılıyor. 

Osmangazi Köprüsü'nde Makyol ve Özaltın İnşaat ile Nurol Holding'in yüzde 27'şer ortaklığı bulunuyor. Şirketin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Gebze-Orhangazi-İzmir Projesi'nin toplam yatırım bedeli 7.3 milyar dolar. 

Bunun 4.96 milyar doları kredi, 1.5 milyar doları özkaynak ve 800 milyon doları net erken işletme geliri ile fonlanıyor. Satış kararında, şirketlerin borç sorunu ile birlikte projenin geri kalan yüzde 18'ine sahip olan İtalyan Astaldi şirketinin yaşadığı nakit sıkıntının etkili olduğu belirtiliyor. Astaldi, Türkiye'deki finansal gelişmelerden dolayı geçici bir maddi darboğaz yaşadığını belirterek Roma'da konkordato başvurusunda bulunmuştu.

Osmangazi Köprüsü ile ilgili kamuoyunda çok tartışılan konulardan biri üstlenici şirketlere verilen Hazine garantisi olmuştu. Hazine, köprü için günlük ortalama 40 bin araç geçiş garantisi veriyor ve bu garanti yıllık 14 milyon 600 bin araç üzerinden hesaplanıyor. 

Dört ayrı kesimden oluşan İstanbul-İzmir Otoyolu Projesi'nde, diğer kesimlerdeki garantiler 17 bin ile 35 bin araç arasında değişiyor.

Geçiş sayısı bu rakamın altında kalırsa Hazine aradaki farkı Otoyol Yatırım AŞ'ye ödüyor. 1 Ocak 2019 itibariyle Osmangazi Köprüsü'nün otomobil geçiş ücreti 71 TL'den 103 TL'ye çıkarıldı. Böylelikle köprüden tek geçişlik ücrete yüzde 45 zam yapılmış oldu.

Uzmanlar, Osmangazi Köprüsü’ndeki sahiplik yapısının değişmesinde şirketlerin aşırı borç sorununun başrol oynadığını söylüyor.

Türkiye piyasalarında ciddi bir nakit sıkışıklığı yaşandığına işaret eden İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Mühendisliği Öğretim üyesi Prof. Dr. Öner Günçavdı, kamu garantisi ile birlikte çok karlı hale gelen projelerin bile şirketlerin nakit sıkıntısını hafifletmediğini söylüyor. 

Osmangazi Köprüsü projesinde olduğu gibi, milyar dolarlık projelere girişen şirketlerin bu çapta projeleri kaldıracak bir mali yapıya sahip olmadığını dile getiren Prof. Günçavdı, bu şirketlerin birçoğunun kamu bankalarından dağıtılan kredilerle bu işlere imza atabildiğini aksi takdirde mevcut nakit akışları ile kimseden kredi bulamayacaklarını söylüyor ve ekliyor: 

"Ama projelerin geri dönüşü çok karlı olsa da, şirketlerin kısa süreli nakit ihtiyacını karşılanmayınca hisse satışı ve devir gündeme geliyor."

Türkiye’de dövizle aşırı borçlanma nedeniyle pek çok büyük şirketin bilançosunun risk altında olduğunu kaydeden Günçavdı, "Bu şirketler hükümetin desteğine güvenerek, boylarından büyük işlerin altına girdiler. Bugün Osmangazi Köprüsü’nün satışa çıkarılmasının bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Finansal olarak darboğaza düşen firmalar, karlı işlerini nakde çevirmeye çalışıyor" diyor.

Siyasal İktisat Uzmanı Dr. Ali Rıza Güngen’e göre, şirketlerin yüksek getiri sağlayan projelerden çıkması ekonomide değişen koşullarda gizli. Güngen, kamu-özel sektör işbirliği ile hayata geçirilen ve AKP’nin en başarılı altyapı projeleri olarak lanse ettiği yap-işlet-devret usulü inşaat işlerinin artık devrini tamamladığını söylüyor. 

Öte yandan bu tür projelere kamudan aktarılan kaynağın 2019’da 9 milyar TL olarak hesaplandığına işaret eden Güngen, "Bu miktar tüm bütçe düşünüldüğünde fazla gözükmeyebilir. Ancak ekonomideki kriz ortamı nedeniyle önemli hale geliyor" diye konuşuyor. 

Ekonomik durgunluk ile birlikte inşaat sektör merkezli üretim modelinin artık tükenme sürecine girdiğini kaydeden Güngen, şunları söylüyor: 

"Kamu ihaleleri ile zenginleşen şirketler, artık aynı modelle bu zenginleşmeyi koruyamayacaklarını görüyorlar. Artık iktidarın bu yöntemle kendisine yakın grupları palazlandırmasının sonuna gelindi. Bu yüzden bu şirketlerde, inşaat alt yapı projelerinden sanayi ve askeri üretime kayış var."

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.