Hasan Ali Yücel


Halil Karaer

Halil Karaer

25 Şubat 2017, 14:29

İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük özellik ‘’akıl ve muhakeme ‘’ yeteneğidir.

Oysa insan bu eşsiz özelliğini binyıllarca hurafelere ve kendini yöneten çeşitli egemenlik aygıtlarına ipoteklemiştir…

Kendi iradesiyle gerçekleştirdiği bu ‘’ Akıl tutsaklığı ‘’ ndan kurtuluşu ise hiç de kolay olmamıştır…

‘’ Aklın özgürleşmesi ‘’ yolunda öncü konumda bulunanlara , tecritten tutun da sürgünler , mahpusluklar hatta  işkence ve katliamlara varıncaya değin her türlü acıyı yaşatan da gene insanoğlunun kendisidir..

Aklın özgürleşmesi ve egemen kılınması mücadelesinin tarihi bu topraklarda henüz çok yenidir…

Hasan Ali Yücel , Anadolu ‘ da ,   dogmatizme karşı aklı egemen kılma savaşımının ilk öncülerindendir..

Düşünsenize Descartes ‘ in ‘’ Düşünüyorum öyleyse varım..! ‘’ demesinden yaklaşık 300 yıl sonra bu topraklarda ‘’ Aydınlanma ‘’ çabası vermenin zorluğunu…

Ama aynı zamanda soyluluğunu…

Hasan Ali Yücel denince akla tabii ki öncelikle Köy Enstitüleri gelir…Enstitüler ‘in Tonguç Baba ile birlikte fikir babası ve uygulayacağını yapmış genç Cumhuriyet ‘ in Milli Eğitim Bakanıdır o…

Köy Enstitüleri deyince benim aklıma 3 ana ilke gelir :

  1. Bilimsel ,laik ,karma eğitim
  2. İş Eğitimi : Yani , çocuğu toplumsal hayata atıldığında etkin ( toplumsal dönüştürücülüğü olan) bir yurttaş olarak yetiştirilmesi
  3. Öğrencilerin okulun söz , yetki ve karar mekanizmalarına aktif olarak katılabildiği DEMOKRATİK EĞİTİM…

İşte Enstitüler ‘i ve onun yetiştirebileceği kuşakları ,bugün iktidarda olanların 50 ‘ lerdeki versiyonlarının yok edilmesi gereken bir ‘’ tehlike ‘’ olarak görmesinin nedeni de bu 3 ilkede saklıdır…

Özellikle ‘’ Demokratik Eğitim ‘’ sayesinde Demokrasi ‘yi daha okul yıllarında yaşayarak öğrenen sonrasında da bunu köylülere anlatan bir kuşak , özellikle zamanın toprak ağalarını çok tedirgin etmiştir…

Eskişehir ‘ de Sazak ailesi ve Van ‘daki Kinyas ailesi Enstitüler’in kapanması için canla başla çalışan toprak ağası konumundaki ailelerdir…

Yani bugün de büyük bir hızla gericileşen ve piyasalaşan eğitim ortamında Köy Enstitüleri hala aşılamayan ,  daima hatırlanması ve hatırlatılması gereken birer ‘’ Aydınlanma deneyimleri ‘’ olarak duruyorlar…

Tekrara Hasan Aşli Yücel ‘e dönecek olursak ,Köy Enstitülri kuruculuğu yanında , içinde ilk özerk-demokratik üniversite nüveleri taşıyan ‘’ Üniversiteler yasası ‘’ , İTÜ kuruculuğu , Dünya klasiklerinin Türkçe ‘ ye çevrilmesi , ilk Türkçe ansiklopedi ‘ nin ön hazırlıklarının yapılması , Devlet konservatuvarları ‘ nın kurulması ,  Türkiye ‘ nin UNESCO ‘ya girişi onun Bakanlığı  döneminde olmuş tüm bunları 7.5 yıl gibi bir sürede gerçekleştirmiştir…

Yazımı oğlu Can Yücel ‘in meşhur dizeleriyle bitiriyorum …

Hani demişti ya , büyük ozan : ‘’ Hayatta ben en çok babamı sevdim ‘’ diye..!

Biz de ölümünün yıldönümünde , Hasan Ali Yücel ‘ çok sevdik ve seviyoruz hala ..!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.