Kestane, Cin Mısırı ve Karga...


Ahmet ATALAY

Ahmet ATALAY

18 Aralık 2017, 20:36

(Teknik bir yazıdır.)

Metro istasyonunun merdivenlerini inince, kestaneyi kavurmaya hazır hem de kavrulmuş satan Çinli bir kadına rastladım, Guangzhou da. Tabi anlaşmak ne mümkün; Allahtan cep telefonu var, Türkçe yazıp, makineye, basit Çinceye çevir diyorsun çeviriyor ve sonunda, fındıktan irice kestaneyi alıyorsun. Uğraş büyük, ama tadı mükemmel. Özelliği kavurma öncesi yapılan işlenmiş veya patlatılmış kestaneyi alıyorsun. Çinlilerin çoğu kavurma, başka bir deyimle Patlatma öncesi işleminden geçmiş, kestaneleri evlerinde kestane kebap keyfi yaşıyorlar...

Sonraaa, sinema salonlarının vaz geçilmezi mısır patlakları geliyor aklıma. Hani o cin mısırı denen analarımızın patlattığı mısırlar. Artık bir endüstri oldu onlar, yağı, tuzu, ısısı hep ölçülü... Sanırsın ki çok özel yemek tarifi...

İşte kestaneyi de mısırı da patlatmak bu kadar zor; Dahası zor bir zanaat...

Ama gelin ki kazan patlatmak,

Balon patlatmak kadar kolay benim ülkemde...

Denetlemesi gerekenler, damak tadını hazırlayan Çinli kadından veya mısır patlatandan daha bilinçsiz, dahası, daha vurdumduymaz...

Kestaneci, ön hazırlığına bir gün dikkat etmese, ertesi gün müşteri sıfır;  Ekmek sıfır...

Mısır patlatıcısı bozsun tarifi, daha o gece satış sıfır;  Ekmek sıfır...

Geçenlerde, Gürsu'da bir iplik boyahanesinde, buhar kazanı patlattılar gene...

Evet PATLATTILAR...

Kimler mi, başta işyeri sahibi, işyeri güvenlik uzmanı sonra İş Güvenliği Müfettişleri ve en sonunda da eğitimsiz hatasının bedelini (bildiğim kadarı ile) hayatı ile ödeyen kazan operatörü...

Devam eden bir yargı var elbet. Yazmak doğru mu belki hayır...

Ama belki “ hayır”...

Ulusal basına, bu patlamanın bilirkişi raporu olarak bir takım belgeler yansıdı. Onları veri olarak kabul ederek yazıyorum. Çünkü ne yalanlama ne tekzip gelmedi bu belgelere.

Rapor da;

Efendim, İki Makina Mühendisi, Bir Yüksek (peh, peh…) Endüstri Mühendisi, raporlarında,

Patlamanın birinci sebebi vana açılmamasını, ikinci sebebini su yetmemesini, sonrasında malzeme yorulmasını göstermişler.

Ey değerli ve de Yüksek(!) meslektaşlarım...

Kazanda iki adet emniyet ventili vardır. Bu emniyet ventilleri kazan yüksek basınç sınırlarını zorlayınca basıncı tahliye ederek patlamayı önlerler; tabi çalışıyor ise...

Sizlere bir kaç sorum var, raporu hazırlayan sayınlar.

*Bu kazanda ÇALIŞIR emniyet ventilleri var mı(y mış)... Kazan patlasa bile tespit edilir o anda (şimdi bitti hani denir ya, geçti Boru'n pazarı sür… Niğde’ye.

**Bu kazanın YILDA BİR YAPILMASI GEREKEN periyodik kontrol raporu var mı?

***KAZAN OPERATÖRÜNÜN "SANAYİ KAZANCI EHLİYETİ" var mı.(bakın "ateşçi belgesi” değil).

****Son sorum, İş yeri güvenlik uzmanına ve İş Güvenliği Müfettişine... Bunlara hiç baktınız mı?

Hani yasal bir kural var. Süre gelen davalar ile ilgili yazılmaz. Evet, doğruda Bu yasama da, ayaklardan biri;

Davanın doğru süreçte yürümesi için GÖREV ALAN BİLİRKİŞİLER. Yani Bilimin ışığında adalete yardımcı olacak olanlar değil mi?

Ve bilirkişi raporunu hazırlayan, BİLİRKİŞİLERE SORUYORUM...

VANA AÇILMAYINCA KAZAN PATLAR MI?

Ve siz hiç buhar kazanı gördünüz mü? Hayatınızda…

Evet, bu tip davalarda, Adalet, Bilirkişilerin kılavuzluğu ile tecelli eder/edecektir...

Ya, kılavuzunuz KARGA İSE...

Ha bi de bunların ekmek kaygısı yok, yani ne Çinli kadın ya da sinema girişinde patlamış mısır satan, o iki çocuğu olup kiradaki adam gibi yaşam kaygıları yok.

Dürüstlük kaygıları yok.

Dosyadan gelecek Para yan cebe, ilave kazanç…

İşte tam burada bilim yok, bilgi yok, vicdan yok…

Ha ne mi var, onlara sorun…

O kılavuzlara sorun…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.