Kontrolsüz güç, "güç" değildir!


Halil Karaer

Halil Karaer

11 Şubat 2017, 19:10

Her şey o meşhur reklam sloganındaki gibi aslında :

‘’ Kontrolsüz güç , güç değildir..! ‘’

İktidar kurumu , başında kim olursa olsun ,istemese de ,

‘’ doğası ‘’ gereği güç biriktirir…

Yani , dünyanın en ‘’ yatay ilişki ‘’ savunucusu ,en ‘’ demokrat ‘’ adamını bile baştan çıkarıcı ,

onu adım adım despotik bir varlığa dönüştüren bir ‘’doğa’’ dan bahsediyorum…

‘’ İktidar çürütür…’’ özdeyişi ne kadar da doğrudur…

Bu anlamda ,  adı herhangi bir kurum da olsa , devlet de olsa fark etmeksizin ,  denetimsiz , frenleyici mekanizmalara sahip olmayan bir ‘’ iktidar ‘’ aygıtı ,

 o kurum veya ülkenin bekası açısından en az ‘’güçsüz iktidar ‘’ kadar hatta belki de ondan daha fazla tehlikelidir…

Uygar dünyanın bugün için ulaştığı düzey aşamasının ol hikayesi de , ‘’ iktidar ‘’ ı büyütmek değil denetleyerek sınırlandırmak üzerinedir…

Peki , ne yapmış insanlık ‘’ iktidar ‘’ ı sınırlandırmak için ?

Günümüz Türkiye gündeminde size komik gelecek ama ANAYASA’LAR yapmış…

Yani dünyadaki ilk ‘’ Anayasa ’’ lar , güçlü bir iktidar tesisi için değil , ‘’ Eyyy kral ,imparator..! Yok öyle iktidarını kafana göre kullanmak ; bizi de soracak ve bizimle de paylaşacaksın! ‘’  talebiyle yapılmış….

Gerçekten de dünyanın ilk anayasası sayılan ( doğduğu toprakların hala daha yazılı bir Anayasa ‘ sı yoktur . ) Magna Carta ( Büyük sözleşme ) ‘ dada , kral 1. John ,  derebeylerine  , onlardan habersiz vergi salmayacağı sözü verdi….

Ve bu , ‘’ iktidar ‘’ ın gücünü ilk sınırlayan girişim olarak tarihe geçti…

Böylece Devlet bütçesinin temelini oluşturan vergi toplama işi Meclis ‘lerin eline geçmiş oldu…

O Meclisler ki bugünkü modern demokrasinin de ilk nüvelerini oluşturdular…..

Zamanla o kadar güçlendiler ki Kral Charles ‘ i vatana ihanetten yargılayıp ,  idam ettiler…

Fransız Devrimi ‘nin oluş sebebi de halkın , Kral ‘ ın yetkilerini kısıtlayıcı yeni bir ANAYASA yapma talebidir…

Tıpkı İngiltere ‘ de olduğu gibi Fransız Kralı 16. Louis vergileri arttırmak için Genel Meclis ‘i toplantıya davet etti. Ancak 1789 ‘da Versay ‘da toplanan Genel Meclis üyeleri , yeni bir Anayasa yapmadan dağılmayacaklarını söylediler…

Sonrası Devrim ‘ e kadar giden sürecin sonunda  Genel Meclis , Kral ‘ ın tebaası olmayı değil ülkenin eşit ve özgür bir ‘’ yurttaş ‘’ ı olmayıp temel alan yeni bir ANAYASA yaptı….

Tüm bu süreçler , İtalya , Almanya ,Rusya ve Çin…vs ülkelerin burjuva demokratik devrimlerinde  benzer şekilde vukuu buldu…

Yani hep Kral ‘ ın, Hükümdar ‘ ın sınırsız ve hesapsız yetkilerini kısıtlayıcı yeni ANAYASA ‘ lar yaparak…

Nehirler geri akıtılamaz…

İnsalığın yüzyıllardır biriktirdiği mirası , Türk ulusu da devralacak ve ‘’ yurttaş ‘’ ın daha çok yetki ve hakka sahip olacağı kendi ANAYASA’ sını yine kendi öz gücüyle yapmayı başaracaktır..!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.