Kurultay'ın ardından


Mehmet Ali Yılmaz

Mehmet Ali Yılmaz

Okunma 30 Temmuz 2020, 21:17

“AKP’nin İl yönetim kurulu listesinde de bir tane bile Alevi yok, bunu yazabiliyor musun?..”

-Yazarım, niye yazmayayım ancak, bunun nedeni bir tane bile Alevi’nin gidip de orada siyaset yapmak istememesi olabilir mi acaba?

Pazar akşamımın yarım saatini WhatsApp’tan seri mesajlar yazarak hayatı bana zehir eden CHP İl Sekreteri Avukat Turgut Özkan’a inat soruyorum:

“Eyy Ak Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman…

Sizin yönetimde niye bir tanecik olsun Alevi yurttaş yok bakiim?!.

Ayıp değil mi?

Bu yaptığınız pozitif ayrımcılık değil mi bakiim?..”

Sordum işte Turgut, karnının şişi indi mi şimdi senin de?

“Allah Allah” diyorum kendi kendime, “Turgut Özkan’ın tarzı bu değil; bir diyeceği varsa açar telefonu söyler, niye mesaj yazıp duruyor acaba”?

Aklıma binbir türlü ihtimal geliyor…

Evde yenge hanımla mı kavga etti acaba?

Yoksa Ankara’ya, CHP kurultayına gitti de orada İsmet’in adamlarından biri mi ele geçirdi cep telefonunu?

Bu daha makul geliyor önce, rakipleri için sahte Facebook hesabı açan ve oralardan yalan haberler yayan herifler dolu İsmet Karaca’nın etrafında.

“İsmet’in İl yönetim listesinin yüzde 90’ı Alevi diye yazmışsın, yalan!..”

-Yahu, in aşağı bak… Yönetim, yönetim yedek, disiplin, disiplin yedek ve kurultay delegelerine… Hem “yüzde 90” lafı matematiksel bir şey değil, çokluğu ifade etmek için bir deyim…

“Yalan! Hüseyin Akkuş hatta Deniz Baykal’ın listelerinde daha çok Alevi vardı!..”

-Yani şimdi sen Kemal Kılıçdaroğlu geldiğinden bu yana CHP’nin gitgide bir mezhep partisi olduğu gerçeğini inkâr mı ediyorsun? Bakıver partinin üst yönetimlerine?

Turgut Özkan’la diyaloğumuz, daha doğrusu monologumsu diyaloğumuz ertesi gün telefonda da sürüyor.

Her zamanki hiperaktif tarzıyla makine gibi durmaksızın, üstelik de karşı tarafı hiç dinlemeden konuşuyor Turgut:

“Yalan! İftira ediyorsun, hatanı kabul et özür dile!..”

-Tamam, “yüzde 90” lafını kaldırtıyorum yazıdan. Fakat bana şunu söyle, Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi’ne Bursa’dan aldığı 3 kişiden ikisi Alevi değil mi? Sadece bu durum bile bir yaklaşımı ifade etmeye yetmez mi sence?

“Gürhan Akdoğan Çeçendi, Önder Sav Çeçendi. Biz bir şey söyledik mi o zaman. Göçmeni oluyor, dağlısı oluyor, Artvinlisi oluyor da Alevisi niye olmasın?..”

-Olsun Turgut, olsun. Ancak CHP gibi bir partinin belli bir mezhebin hakimiyeti altına girmesi doğru değil.

“Yalan! İftira ediyorsun.”

-Yahu niye iftira edeyim, bir durumu tespit edip, paylaşıyorum.

“İftira gerçekte olmayan bir şeyi isnat etmektir. Aç bak!..”

Allah Allah!

Bir kişiye “hırsız” demiyorum, “uğursuz” demiyorum…

Niye iftira edeyim?

Nitekim açıp bakıyorum:

“Basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmek.”

“Ya Turgut” diyorum, “Kılıçdaroğlu PM için her İl başkanından 4’er isim istedi. İsmet Karaca da Meral Altuntaş, Nurhayat Altaca, Serkan Öztürk ve Fatih Söylemez’i bildirdi. Bunların 3’ü alevi. Bu sana hala bir şey ifade etmiyor mu?..”

-Yalan!

“Nereden biliyorsun, yanında mıydın?..”

“Ben evden her şeyi kontrol ediyorum” demesin mi?!.

Meğerse bizim Turgut kurultaya da gitmemiş!

Makineli tüfek gibi yağdırıyor:

-Sen bu güne kadar Alevi’den vali, kaymakam ya da milli eğitim müdürü gördün mü?

“Yok mu?”

-Yok tabi.

“Ya Turgut, bi şey sorcam sana…”

-Pazara geldim ben, domates alcam, kısaysa sor?

“Kısa kısa… Ya bu rejim sizi oralarda bombalatmış. Mağaralarda çoluk çocuk demeden katletmiş. Siz katiline aşık insanlar gibi niye sürekli oyunuzu CHP’ye veriyorsunuz kuzum?!.”

“Cahilsin” diyor Turgut Özkan bu kez de; “eksilerinin yanında artıları da var. Tek sebebi laiklik. Ancak laik bir ortamda nefes alabiliyoruz biz! Hem belki de o olaylar yaşanmasaydı buraya göç etmeyecektik, benim gibi insanlar da okuyamayacaktı…”

Çok enteresan şu coğrafyanın insanları…

Bundan 1500 sene önce birbirlerini iktidar ve güç için boğazlayan Arapların yasını tutar, daha dün katledilen akrabalarının adını bile anmazlar.

Kendileri sözde laiklik, çağdaşlık hastasıdır, evde en yakınındaki insanlara bunu anlatamazlar.

Geçen maçlarda Sergen, altyapıdan yetişen Rıdvan’a sol kanatta 3 maç forma verdi.

Gayet başarılı bir topçuydu bu çocuk ancak, son maçta Beşiktaş’ın ceza sahasında topu kaptırıp, üstelik de ardından gol olunca hemen yedeğe aldı Sergen bunu.

Futboldaki kadar bile demokrasi yok CHP’de.

Siz bu güne kadar Lale Karabıyık’ın ağzından çıkmış “ekonomi” adına bir tespit, doğru dürüst bir eleştiri hatırlıyor musunuz?

Bilimsel bir açıklama?

Tüm yaşamı boyunca üniversite memurluğu yapıp, bayramlarda tayyörünü giyip, Heykel’de boy göstererek politikaya girmiş bir hanım.

Hiçbir başarısı yok.

Ancak hem yine milletvekili, genel başkan yardımcısı ve parti meclisi üyesi.

CHP’nin Bursa’da görüp görebileceği en fazla oyu alan Mustafa Bozbey’se, PM’ye yeniden giren Orhan Sarıbal ve etrafındakilerin kurbanı oldu yine.

Ne Nurhayat’ta var o duygu, ne de Sarıbal’da…

İnsan azıcık sıkılır!

Bursa gibi bir emek kentinde seçim kaybetmişsiniz, hangi yüzle oraya aday oluyorsunuz yeniden?

Kendi seçim çevresi Gürsu’da, Kestel’de, Yıldırım’da kaybetmiş Orhan Sarıbal.

“Balkon kaktüsü” buna “Toprak Adam” lakabını takmış, kendisi de öyle sanıyor!

Ne yapmış?

Tolstoy gibi topraklarını yanında çalıştırdığı marabalarına mı paylaştırmış?

Bursa ovasındaki en zengin çiftçilerden biridir Orhan Sarıbal.

Ama doğru, CHP “zengin” sever!

Sena Kaleli’yi de iki dönem milletvekili ve genel başkan yardımcısı yapmıştı Kemal Kılıçdaroğlu.

Oysa mutlaka faydalanılması gereken ne değerli insanları var bu kentin.

Örneğin Kayıhan Pala…

Bazı görüşlerimiz örtüşmez ama teraziye koy, her yönüyle bin tane Lale Karabıyık yapar Kayıhan!

Bu kent, bu ülke için elini taşın altına koymuş, yıllarca sivil toplum örgütlerinde mücadele etmiştir kendisi.

Parti meclisi için kaçırılacak insan mıydı?

Keza Sosyal Güvenlik Uzmanı Örgür Erdursun da öyle.

Halkta müthiş bir karşılığı var Erdursun’un.

Konusunu çok iyi biliyor ve çok seviliyor.

Bin tane Orhan Sarıbal yapar.

Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Şahin Sevinç de göz dolduran genç siyasetçilerden.

Yıldırımda çok seviliyor ve tanınıyor Şahin Sevinç.

İkiyüzelli bin Nurhayat yapar!

Koskoca CHP’de bir yönetici, mali müşavir mi yok da Ali Babacan’ın adamını alıp, İstanbul’a “genel sekreter” yapıyor Kemal Kılıçdaroğlu?!.

Al sana Bursa’dan hayvan ve hayvan sever dostu Yeminli Mali Müşavir Şahin Gençal.

Nereye oturtursan oturt o koltuğu doldurur.

İşte böyle Turgut’cuğum…

Bursa’da CHP’ye yeni bir ilçe kazandıran Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan’ı niye kurultay delegesi yazmadı acaba İsmet?

Alevi kökenli üyelerin karısına, kızına, baldızına varıncaya dek yazdı da Yıldırım İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş’ı niye koymadı oraya?

İyi bir hukukçu olabilirsin ama siyasetten sınıfta kaldın Turgut!

Otur, bir!

İsmet henüz Osmangazi’deyken bizim Turgut’u önce “tavşan aday” olarak İl Başkan namzeti çıkardı.

Turgut çizmeleri parlatmaya başladığı vakit de çalım atarak, “Ben aday olacağım” dedi!

Söylediğine göre o zamanki Nilüfer İlçe Başkanı Mehmet Turan Tansal madik atmış buna; “İsmet çıksın. Yoksa desteklemem” demiş!

Turgut da inanmış garibim.

Ah Turgut vah Turgut!

Muharrem İnce bile artık aday çıkamıyor görüyor musun!

Meral aplaya bir dakikada 15 milletvekili gönderen parti, aday olabilmesi için İlhan Cihaner’e 68 imza toplayamıyor!

Ne konuşuyon sen ne?

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.