Rio De Jenario Cennetin Yeryüzünde ki Merkezi…


Öykü Evren ÖZEN

Öykü Evren ÖZEN

Okunma 09 Aralık 2014, 02:35

Brezilya çok uzaklarda bir ülke.Benim hayallerimin ülkesi. Hani herkesin bir hayallerinin ülkesi vardır ya Brezilya da benim hayallerimin ülkesi. Hep Rio De  Jenario da Capacana plajına cepheli bir evim olsun isterdim ve bu hayalimi yaşadığım hukuk ihlali ile sürgünde cennetimde olarak cezalandırıldım. Brezilya adı nereden geliyor diye araştırınca Brasil ağaçlarından adının geldiğini öğreniyoruz. Brezilya'da bir şehirden diğerine karayoluyla gitmek neredeyse imkansız, bazen günler alıyor alıyor bu kara yolculuğu bu nedenle hava yolu taşımacılığı da çok yaygın. Türkiyeden 11 kat büyük bir  ülke Brezilya ve Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor,90 gün vizesiz gezebiliyorsunuz. Brezilya’da Portekizce konuşuluyor ama tabi ki Brezilya Portekizcesi. Brezilya ya ilk geldiğimde ilk gezmek için gittiğim yerler arasında ilk sırada Sugar Loaf Tepesi bulunuyor.  Rio de Janeiro manzarası ile  ünlü Sugar Loaf tepesine çıkmak için hissettiğim heyecanı kelimelerle tarif edemem size ve şuana kadar 5 kez bu tepeden aşık olduğum Rio yu sabah akşam izledim mükemmel.Buraya çıkmanın en pratik yolu teleferik kullanmak tabi ki hani bizim Uludağ a çıkarken kullandığımız teleferiklerin bira farklısı. Teleferik 1 kişi yaklaşık  50TL Teleferik hattında 2 durak var. İlk durak Urca'da manzara çok güzel, bir kaç fotoğraf çekilmek için çok güzel bir fırsat Son durak Sugar Loaf Tepesi , ve bu tepeden muhteşem manzarayı görüyorum. İşte bu fotoğraflarda aşık olduğum kent… Corcovado Tepesi Rio nu diğer önemli tepesi,771 m yüksekliğindeki Corcovado Tepesine yalnız 2 vagonu olan tren ile çıkıyorsunuz. Trende eğer ilk vagona binerseniz Samba yapan grubu seyredebilirsiniz. İnanılmaz kalabalığın arasından sıyrılıp ilk vagona binmeyi başarıyorum arkadaşım sayesinde. Corcovado Tepesi’nden dağlarla okyanus arasına kurulmuş Rio’nun muhteşem manzarasını doya doya seyrediyorum. Buradaki heykel Hz. İsa heykeli ve adı Cristo Redentor inanılmaz yükseklikte bir heykel. Rio’ya gelmeden heykel gibi açıp poz veriyor sürekli. Tepe çok yüksek olduğundan bazen bulutlar etrafı kaplıyor ve inanılmaz bir görsellik oluşuyor. Hava çok değişken burada ama sonuçta en güzel tarafı hep yaz olması  ben her  çıktığımda hava güzeldi. Bazen sisten ne heykel ne de şehri görmek mümkün olmadığını anlatıyor arkadaşım. Ama galiba ben şanslı bir kadınım. Ben denemedim ama ilk fırsatta deneyeceğim mutlaka. İsterseniz Rio De Jenariyo’yu yukarıdan seyretmek isterseniz helikopter turu yapabilirsiniz. Bura da çok yaygın olarak kullanılınılan helikopter turları yaklaşık 7dk sürüyormuş ve turların fiyatı yaklaşık 200TL ye denk geliyor.  Rio de Janeiro Plajlarını buraya gelip de gezmemek olur mu .Sonuçta Rio plajlarıyla ünlü bir şehir. Copacapana en meşhur plajı ilk denize girdiğim plajı hep yüzmek istemiştim burda. Hoş çok iyi yüzme bilmesem de çok keyifliydi. Tabi ki insanların burada ki özgürlüğü de mükemmel. Her yerde futbol oynuyorlar ya da sahilde plaj voleybolu. Ipanema ve Leblon da diğer muhteşem plajları. Bu plajların direk olarak Atlas okyanusuna açılıyor olması da insana ayrı bir heyecan ve keyif katıyor. Okyanus dalgaları o kadar kuvvetli kıyıya vuruyor ki bazen  burada yüzmek mümkün olmuyor.Dniz çekilince manzara da ayrı bir güzel. Kumsal da sürekli  futbol , voleybol oynayanları ve güneşlenen Riolular görüyorum camımdan. Balkonumda Copacanana plajına doğru kahvaltı yapmanın keyfi de ayrı. Pazar günleri burada Copacapana plajının paralelindeki cadde komple trafiğe kapanıyor ve binlerce kişi burada bisiklete biniyor, yürüyor, koşuyor. Brezilya’da yaşayan  insanlar sporu çok seviyor ve hayatlarında spor çok önemli yer tutuyor. Neden futbolda bu kadar başarılı olduklarına şaşırmamak gerekiyor galiba. Rio’nun plajlar şehri olması da belki bunu fazlasıyla etkilemiş olabilir bilemiyorum. Copacacapanın her  tarafı otellerle dolu burada turizme inanılmaz  çok önem veriliyor. Türkiye ile kıyasladığımda Türkiye de turizmin hiç önemsenmediğini görüyorum. Turizm bir ülke için ancak bu kadar önemli olabilir. Plajların kaldırım desenleri burada çok ünlü çünkü plajlar uçaktan bakılınca birbirinden ayrılabilsin diye birbirinden farklı yapılmış tüm kaldırım desenleri. Anlatılan Brezilya ile yaşanılan Brezilya çok farklı. Bu kente gelen bir kişi mutlaka buranın güzelliğine ve özgürlüğüne aşık olacaktır. Copacano plajının cafeleri ve kaldırımındaki  desenleri inanılmaz ünlü , etrafta her yerde Canga (pareo) denilen plaj giysisi satanlarla dolu… 10 TL civarında fiyatlardan başlıyor, pazarlık yapabiliyorsunuz tabi ki. Aslında futbolla çok aram olmasa da şimdi Brezilya’yı merak edenlere Maracana Stadı’nı anlatmasam ayıp ederim1950 Dünya Kupası için yapılmış bir stadyum burası. Biliyorsunuz bu yıl bu stadyum Dünya kupasının merkeziydi adeta. Burada oynanan maçlar tüm dünya televizyonlarında canlı yayınlandı. Bu stadın ilginç bir de hikayesi var bilmiyorum duydunuz mu? 1950 yılında yapılan Dünya Kupası’nda Brezilya o kadar iddialıymış ki eğer bizi yenip şampiyon olan ülke çıkarsa Maracana Stadını o ülkenin bayrağının renklerine boyanacak diye bir söz vermişler kendilerine. Finalde de Uruguay gibi ufak bir ülke Brezilya’yı 2-1 yenip Dünya Kupasını alınca, stadyum tabi ki mavi beyaz Uruguay bayrağının renklerine boyanmış. Brezilya’nın çok anlatılan Favellaları, Brezilya'da aslında hiç girilmemesi gereken en tehlikeli bölgeler olarak tanımlanıyor. Ama her zaman tehlikeli yerler ilgimi çekmiştir. Brezilya da yaşayıp da burayı görmeden ölmek istemezdim şahsen. Favella bölgelerinde yaşayan halk inanılmaz fakir. Turist olarak gelen kişilerin  bu bölgelere girilmesi kesinlikle tavsiye edilmiyor ve turistler için çok  tehlikeli olduğunu belirtmeliyim. Yanımda Brezilyalı dostlarımın olması tabi ki benim bu riskten uzaklaşmama sebep oluyor. Orada gördüğüm fakirlik korkunçtu günlerce uyuyamadım. Çoğu favellaya Brezilya Polisi bile giremediğini de eklemeden geçemeyeceğim. Bizim gecekondularımız buraya göre adeta saray diyebilirim. Noel zamanı geldiği için  gölün ortasına kurulan Yılbaşı Ağacını görmelisiniz önce heykelin Rio şehrine doğru kollarını açtığını sanıyordum ama öğrendim ki Kudüs’e doğruymuş kollarının açılış yönü. Bu tepede inanılmaz çok  turist var ve bu tepeden 12 ay  hiç turistin eksik olmadığını öğreniyorum ve her geldiğimde de inanılmaz kalabalıktı. Ne kadar da çok Rio aşığı varmış diyorum hep. Yaz kış burası hep kalabalıkmış ve herkes kollarını o tarafa doğru açıyormuş. Bütün Rio muhteşem bir süslemeye sahip şu an. Bu bölge de genelde buranın zenginleri oturuyor. Yılbaşı ve karnaval hazırlıkları son sürat devam ediyor. Gelecek yazılarımda size karnaval coşkusunu da anlatacağım. En büyük arzumdu karnavalda samba yapmak .
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.